Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Ekonomi Politik
 »  Kapitalizm yaşanmadan sosyalizm kurulabilir mi?

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Kapitalizm yaşanmadan sosyalizm kurulabilir mi?           (gösterim sayısı: 1.744)
Yazan Konu içeriği

boşluk

dreyfus
[zola]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 07.12.2013
İleti Sayısı: 15
Şehir: Gizli
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 07.12.2013- 15:24
Alıntı yaparak cevapla  


Toplumlarının yaşadıkları toplumsal gelişmenin seyri batı ve doğuda birbirinden farklı üretim tarzları doğurmuştur. Batıda ilkel komünal, köleci, feodal, kapitalist bir üretim tarzı gelişirken bu seyir doğu toplumlarında görülmez. Marks ve Engels bunun nedenini Asya Tipi Üretim Tarzı'na bağlar. ATÜT'te özel mülkiyetin gelişmemiş olması kapitalizmin doğu ülkelerinde gelişmemesinin ya da geç ve yukarıdan aşağı gelişmesinin nedeni olarak gösterilir. Benim sorum şu olacak: Batıda kapitalizmden sonra sosyalist bir sistem yaratılma olanağı varken, doğuda veya dünyanın herhangi bir yöresindeki gelişmemiş ülkelerde kapitalizm atlanarak sosyalizme ulaşmak mümkün müdür?

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

owert
[İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 256
Şehir: Antalya
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 08.12.2013- 09:04
Alıntı yaparak cevapla  


 Alıntı Çizelgesi: dreyfus yazmış

Toplumlarının yaşadıkları toplumsal gelişmenin seyri batı ve doğuda birbirinden farklı üretim tarzları doğurmuştur. Batıda ilkel komünal, köleci, feodal, kapitalist bir üretim tarzı gelişirken bu seyir doğu toplumlarında görülmez. Marks ve Engels bunun nedenini Asya Tipi Üretim Tarzı'na bağlar. ATÜT'te özel mülkiyetin gelişmemiş olması kapitalizmin doğu ülkelerinde gelişmemesinin ya da geç ve yukarıdan aşağı gelişmesinin nedeni olarak gösterilir. Benim sorum şu olacak: Batıda kapitalizmden sonra sosyalist bir sistem yaratılma olanağı varken, doğuda veya dünyanın herhangi bir yöresindeki gelişmemiş ülkelerde kapitalizm atlanarak sosyalizme ulaşmak mümkün müdür?



Sayın dreyfus :kendi açımdan sorunuza kısaca cevap verecek olursam,bu tartışma artık bitmiş bir tartışmadır.

Çünkü dünyamız emperyalist çağı yaşamakta ve bu çağda sosyalist devrimin nesnel koşulları her ülkede vardır. Yani emperyalizmin hegomanyası dünya da   bugün ulaşamadığı köşe bucak bırakmamış, kendini tescilemiş, var etmiştir. Bu aynı zamanda şu demektir. Kapitalist ilşkileri ama şu biçim de   ama bu biçim de Dünyanın en ucra köşelerine kadar ulaşmıştır,girmiştir.

Böyle bir durumda Dünya da kapitalist ilişkilerinin ulaşamadığı veya göstermediği ürettim ilişkisi yoktur. Bu anlamda toplumsal devrimler komünis hedefli devrimler olmak zorundadır. Elbette bu hedefe yöneliş kendi içinde devrimleri de kapsar. Örneğin burjuvanın tam anlamıyla egemen olamadığı ülkelerde farklı süreç izlemek zorundadır. Bu aynı zamanda Anti emperyalist olmak zorundır. Çünkü emperyalist ilişkiler içinde Burjuva dahi olsa toplumdsal devrimler mümkün değildir. Emperyalizm gelişimi ve hegomanyası bu burjuva anlamında ,ülkesinde burjuva ulusal pazar yaratma geliştirme olanaklarını yok etmiştir. Yani emperyalizm altında ulusların kendi kaderini atin veya özgürce kendi kendini yönetme imkan ve koşulları kalmamıştır. Emperyalizm bu sürece izin vermediği içinde gerici olmuş,toplumsal devrimlerin ki,demiş olduğumuz gibi ,burjuva anlamında dahi olsa önünü kesmiştir.

Emperyalizm ve dolayısıyla kapitalizm toplumsal gelişimin önünü kapatmış,böylesi çıkışlara karşı engeleyici ,örsleyici tutum almıştır. Ancak belirtmeliyim ki,emperyalizm ekonomik gelişmişliği ifade eder. Bu emperyalizmin paradoksudur. Bir yandan kar ve sermaye birikimi için ekonomik gelişmişlik yanlısı olurken,diğer tarafatan ekonomik (nesnel dünya)gelişmesini sağlamaktadır. Ancak buna karşılık ekonomik gelişmişliğin getirdiği olması gereken hukuk,,toplumsal siyasal   gelişmişliğe (üst yapı) karşı tavır alır ,bu gelişimi engeller. Yine sosyalizme yönelen toplumunun evresi olan burjuvanın tam ve tek başına ülkesine sahip çıkmasını engeller.

Diğer yandan yukarda sizin sorunuza muhatap olarak. Kapitalizmin gelişmediği ve kapitalist ilşkilerin esamesinin olmadığı toplumlar sosyalizme,burjuva toplumuna uğramadan sosyalit toplum oluştırabilrelermi?

Demiş olduğum gibi günümüzde her ne kadar artık bu tartışmaların geçersiliğini yitirdiğini kabul ediyorsamda bu tartışma sadece varsayım olarak tartışılabilinir. Ama öncelikle bunun için lenini alt etmemiz gerek.

Bu konuda iki kaynak biri marx, rusya için böyle bir olasalık üzerinde tartışmaya girişmiştir. İkincisi lenin döneminde moğolistan üzerinde diye biliyorum. Bu konuyla alakalı lenin sonrası pek kafaya da takmış değilim ve sadece üstün körü okumalarla yetindim.

Ancak meselenin felsefi tarafını tartışma olasalığından bahsedebilirim. Çünkü felsefe varlık sorunudur.tartışmalarını da bu kapsamda yürütür.

Örneğin: Köleci öncesi dönemde komünal yaşmda toplumsal ,o maddi dünyanın en ilkel döneminde toplumsal yaşam biçimi olabilirken,bu neden kapitalizm öncesi feodel sistemin egemen   olduğu ve kapitalist ilşkilerin hiç bir olguusun bulaşmadığı sistem de olmasın.? fafklade olabilir.?

Çünkü marx nesnele dünyasının egemenliğini değil,insanın nesnelere hakim kılması gerektiğine söyleyen bir düşünce. Yani hayat bizi yönlendiremez,biz insanlar bu hayatı yönlendirebilir,insan denilen varlık bunu başabilir diyen düşüncedir marx'ın düşüncesi. Bunun için ''dünyayı yorumlamak basit iştir,esas dünyayı değiştirmek gerek ''diyendir. Böyle ise: feodel sistem içinde toplumsal yani insan iradesini ortaya koyabilecek oluşum da mümkündür. Ama nasıl. ? Bunun zorlukları vardır.

Bir insan hala birey olamamıştır,ağa ve feodel beye bağımlıdır. Bireye tapar,ama kendi birey olamamıştır.Keni bireyselliğini o ağda ve feodel beyde görür. Ve onun en büyük güce sahip olduğuna inanır. Yani şeyhi uçuran mürittir ve şeyhini ağasını feodel beyini uçurur.

Böylesi bir durumda topluma egemen olan iktidarı ele bu şeyhler,ağalar o yüce göklerde uçanlar ele geçirirse ve bunlarda toplumsal paylaşımcı ekonomik siyasal olgularını iradeleriyle oluşturularsa ancak sosyalizme doğru yol alınabilinir.   Bu iktidarı ele geçirenleri şey,ağa feodel ağ demeyelim de üç yüz beş yüz sosyalizme amaç edinenleri koyarsak varacağımız yer tam burası olur.

Bence tüm mesele burada toplumsal olabilmektir. Örneğin şeyh bedrettin misali. Ancak biz şeyh bedrettinle toplumsal olunamıyacağını biliyoruz. Çünkü toplumsallık,birlikte üretmek ve birlikte tüketmek,tek şeyh Bedrettinle bunu başaramayız. Bu Şeyh bedrettini de aşan,toplumsallığı içeren,toplumsal katılım ,toplumsal karar verme ,toplumsal insiyattif koyma meselesidir ki ,bireyin iradesi ekonomik zor karşısında çaresizdir.








Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

dreyfus
[zola]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 07.12.2013
İleti Sayısı: 15
Şehir: Gizli
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 08.12.2013- 14:07
Alıntı yaparak cevapla  


Kapitalizmin tam olarak gelişmediği köylülüğün ağırlıkta olduğu bir toplumda kapitalizm yaşanmadan ya da belli bir aşamaya kadar yaşamadan sosyalizme geçilebilir mi diye sorumu yinelemek isterim.   Marks'ın bir üretim tarzı tam olarak yaşanmadan başka bir üretim tarzına geçilemez şeklinde bir önermesi vardı. Buna göre sosyalizmin kuruluşu için kapitalizmin tam olarak gelişmesi mi gerekiyor yoksa sosyalizmin kuruluşu için kapitalist gelişmenin hangi düzeyde olup olmadığının bir önemi yok mu?

Biliyoruz ki SSCB'de geri kapitalizm ilişkileri sosyalizmin kuruluşunda önemli sorunlar yaratmış ve kırsalda sosyalizmin başını ağrıtacak sorunlar oluşturmuştu.   SSCB'de sosyalizmin çözülüşü ve kapitalist restorasyonu da bu geri duruma bağlayan açıklamalar da yapılmıştı.   Sorum doğrudan bu konuyla ilgili.


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

owert
[İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 256
Şehir: Antalya
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 08.12.2013- 18:53
Alıntı yaparak cevapla  


 Alıntı Çizelgesi: dreyfus yazmış

[size=2]Kapitalizmin tam olarak gelişmediği köylülüğün ağırlıkta olduğu bir toplumda kapitalizm yaşanmadan ya da belli bir aşamaya kadar yaşamadan sosyalizme geçilebilir mi diye sorumu yinelemek isterim.

kabaca yanıt vermeye çalışayım.

Sayın dreyfus '' kapitalizmim tam olarak gelişemediği ''dersen iş sarpa sarar. Demek bu toplumda kapitalist ilişkiler var. Bu ilşkiler nereden gekliyor? Sorulacak soru bu. İç dinamizimden mi yoksa emperyalizm koşularındanmı? Eğer,1871 sonrasından bahsediyorsak ki bu kapitalizmin emperyalist aşamaya ulaştığı ve kapitalizmi bu evreye dönüşümü gerçekleştirdiği olarak alğılamız gerek . Neden 1900 değilde 1871. Çünkü   kapitalizm emperyalist özelik gösterdiği ki bu yaşadığı ve diğer geçmiş dönemlerde yaşadığı bir benzeri olmamasından dolayıdır. yani kapitalizm 1871 sonrası yaşadığı o güne kadar yaşadığından farklıcalık göstermesinden kaybaklanmatadır .Bu konuda Lenine bakılabilinir.




Marks'ın bir üretim tarzı tam olarak yaşanmadan başka bir üretim tarzına geçilemez şeklinde bir önermesi vardı.

Doğrudur. Ancak marx rusya incelemelerinde bunun bir olasalık olarak bakar. Marx için mutlak bişey yoktur. O düşünce, somut durumun somut tahlilini yapandır. Olabilirmi? Olur. Kapitalizmi görmeden bir toplum toplumcu sisteme(sosyalizme ) geçebilir. Ancak bu artık günümüzde tartışılacak bir düşünce değildir. Neden? Çünkü emperyalizm dünyanın tüm kılcal damarkarına kadar girmiştir. Bu 1850 lerde tartışılabilinir ama günümüzde tartışılamaz. Peki o zaman neden tatışılır?Da şimdi tartışılmaz. Çünkü köleci   öncesi komünal toplum oluyorsa ki insanoğlu bunu başarabiliyorsa neden 1860-70 te   tartışılmasın? İla kapitalist toplum gelişecek ondan sonra komünist toplum gelecek mutlaklığına inanmak ve söylemek idealizmdir. Çünkü mutlak yoktur.

Buna göre sosyalizmin kuruluşu için kapitalizmin tam olarak gelişmesi mi gerekiyor yoksa sosyalizmin kuruluşu için kapitalist gelişmenin hangi düzeyde olup olmadığının bir önemi yok mu?

Yok.. Kapitalizmin ne oranda geliştiği komünist için tartışma gerektecek değildir. Çünkü üç beş on kişi komünist toplum amacını gütse de başaramaz. Bunu toplumun ihtiyaç duyması gerek. Hemde çoğunluğu ihtiyaç duyması gerek. Biz tepeden inme devrimciler değiliz.

Biliyoruz ki SSCB'de geri kapitalizm ilişkileri sosyalizmin kuruluşunda önemli sorunlar yaratmış ve kırsalda sosyalizmin başını ağrıtacak sorunlar oluşturmuştu.   SSCB'de sosyalizmin çözülüşü ve kapitalist restorasyonu da bu geri duruma bağlayan açıklamalar da yapılmıştı.   Sorum doğrudan bu konuyla ilgili.

SSCB de sosyalizm incelemesi gerçekten incelenmesi gereken bir durumdur. Ancak Devrimcinin görevi devrim yapmaktır. Eğer bunu başaramazsa ölümüne razı olamak demektir. Şöyle düşünelim. devrimcilerin önüne devrim gelmiş ve kucağına düşmüştür .Plehenov gibi ''ben sosyalist devrimden   vaz geçtim burjuva devim yapsın ben bekleyeyim ''diyemez. Demesi halinde burjuva onu bir kaşık suda boğar. BU durumda plehenov ne diyor. ''Burjuva bir kaşık suda biz boğsun ,idam sehpalarına koyun gibi götüsün''
diyor. Hiç bir devrimci buna razı olamaz ki leninde razı olamadı. Lenin devrimi yapabilir gideceğimiz yere kadar gidelim, yenilirsekte arkadan gelen toplumsal tarihe miras bırakır'' dedi. İşte önümüzde 70 yıl süren sosyalist bir miras var. Bunlardan dersler alacak olan toplumsal tarihtir. Sınıflar tarihi öyle basit biçimde anlaşılacak ,kestirme bir tarih değil. Burjuva tarihi bile ki ücretliler kadar güçsüz konumda olmamalarına rağmen yaşadıkları 4o0 yıllık tarihleri vardır. Daha sonrası ise emperyalist tarih içine girer. Bu durumda emperyalizmi kapitalizmin tarihi içine aldığımız da , 5 asırlık toplumsal tarihle karşılaşırız.

Bunlara razı olanlar neden 70 yıllık sosyalizm denilen toplumsal tarihinden bu kadar çabuk sonuçlar beklemektedirler . Bu haksızlık, vahşilik,fırsatcılık ,değilmi?





__________________

Bu ileti en son owert tarafından 08.12.2013- 18:58 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

owert
[İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 256
Şehir: Antalya
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 08.12.2013- 18:56
Alıntı yaparak cevapla  


Yine sizin sorduğunu yukardaki soruların yanıtları ilk yazdığım yazıda mevcut. Eğer yakın okuma yaptıysanız bu sorularınıza yanıtlar vardı. Ancak siz bu yanıtlar üzerinden tartışmak yerine ve anlamamışlık gösterek temcit plavı gibi aynı soruları farklı biçimde soruyorsunuz.

Buyrun bu verilen yanıtlar üzrinden tartışalım. Soruları farklı biçimde sorarak üzüm mü yemek istiyorsunuz yoksa bağcıyımı dövmek istiyorsunuz. ? Bu soruyu sormak zorundayım çünkü ikinci sorularınız bu düşünceleri oluştırdu.


__________________

Bu ileti en son owert tarafından 08.12.2013- 18:59 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

bedrettin
[.....]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 30.08.2013
İleti Sayısı: 923
Şehir: Trabzon
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 08.12.2013- 22:10
Alıntı yaparak cevapla  


Köylülüğün hakim olduğu bir ülkede sosyalist kuruculuk gerçekleştirilebilir. 1917 Ekim devriminde Rusya böyle bir ülkeydi. Gelişmiş bir ülkeye nazaran kuruculuk daha da zorluk içerir ama olanaksız değildir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

owert
[İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 256
Şehir: Antalya
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 09.12.2013- 06:55
Alıntı yaparak cevapla  


Medem kısa kısa yazıyoruz benda yzayım o zaman.

Hayır köylülüğün ağırlıkla egemen olduğu toplumda sosyalizm olamaz.

Sosyalizm komünist topluma geçişin ara basamağı proletarya diktatörtlüğü denilen dönemi kapsar ve için de adaletsizliklari barındırır.

Köylülüğün egemen olduğu toplumda ise sosyalizme geçiş için yine   ücretli çalışanların   egemenliğinde(ücretli olanların diktatörlüğü) demokratik   sınıflar arasın da nisbi denge sağlayan ama keseri ücretliler ,yani çalışanlar yararına yontan iktisadi politikalar izlenir. Bu sosyalist iktisat politikalarından yine farklı olmak zorundadır.

Çünkü köylü öncelikli olarak nesnel yaşamdan edindiği bilinci olan ,onula yaşamını kurandır.Bu çok önemlidir ki köylünün ahlak,hukuk üst yapısını ifade eder. BU,yani ağaya ,beye veya şeyh, şıha kişiye tapma ,ona kendini verme ,onunla ifade edilme bilinci vardır. Bunun yerine   bireysel bilince kavuşmasını sağlanması gerekmektedir ki toplumsal bir sisteme yol alınabilsin.. Bu köylülerin beyinlerine iğne ile şırınga etmek ,sabah akşam dersler vermek,tekrarlatmak (kuran gibi) ile mümkün değildir.

Bunun yerine tarihsel metaryalist anlayışıyla bu var olan bilinci nesnel ,maddi yaşamı değiştirerek oluşturmaktır. Bunun için tüm toplumun bu konuda ikna edilmesi gerekmektedir. İkna yolarını bulacak olan ki bu maddi yaşamın desteği ile   sosyalistler olabilir.

Örneğin rusyada sosyalistler iktidarı ele geçirdiklerinde bu başarılarının arakasından sosyalist uygulamaya gitmişlerdir. Yani toplumu hemen toplumsal katılım ,yönetme hakkı verirken diğer taraftan bu üst yapının nesneliği olan ürettim alanlarını ve makineleri toplumsallaştıma başlamışlardır. Anca bu süreç toplumda tepki vermiş bu kez köylülüğü yakın olan diğer sosyalist programı hayata geçirmiş NEP denilen ekonomik programa dönmüşlerdir. Bu devlet kapitalizmi de diyebileceğimiz ama devleti toplumsallaştırarak toplumsal devrime yol alınabileceği programa yönelinmiştir.

Zeten bu dönüşüm savaş vs araya girmesiyle devlet toplumsallaştırlamamış,devlet kendi egemen gücünü yaratmıştır.Yani Devlet kapitalizmi nesnelliği kenid düşüncesini yaratmıştır. Bu şartlarda olan devlettimiz çok yaşa, devlete tapınma,onu kutsmaya yol açmıştır.   Bu hala şu anda bile rusyada düşünce olarak egemendir.

Size bu durum türkiyenin kurucu yıllarını ve daha sonraki toplumsal süreci hatırlatıyormu. Çillerin dediği gibi'' en son sosyalist ülke biz kaldık''!!Çünkü özeleştirmeyi beceremiyorlardı,kast buna engel oluyordu.Elbette huku ile siyasalı ile.. Şimdi bunlar geride kaldı ,ama kaç on yıl geçti. Bu arada bu sıkıntılı süreci aşamalarında   Kürtlere müteşekirler.

Yine uzun oldu yahu..




__________________

Bu ileti en son owert tarafından 09.12.2013- 06:57 tarihinde, toplamda 3 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

dreyfus
[zola]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 07.12.2013
İleti Sayısı: 15
Şehir: Gizli
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 09.12.2013- 19:04
Alıntı yaparak cevapla  


 Alıntı Çizelgesi: owert yazmış

Yine sizin sorduğunu yukardaki soruların yanıtları ilk yazdığım yazıda mevcut. Eğer yakın okuma yaptıysanız bu sorularınıza yanıtlar vardı. Ancak siz bu yanıtlar üzerinden tartışmak yerine ve anlamamışlık gösterek temcit plavı gibi aynı soruları farklı biçimde soruyorsunuz.

Buyrun bu verilen yanıtlar üzrinden tartışalım. Soruları farklı biçimde sorarak üzüm mü yemek istiyorsunuz yoksa bağcıyımı dövmek istiyorsunuz. ? Bu soruyu sormak zorundayım çünkü ikinci sorularınız bu düşünceleri oluştırdu.



Owert;

Sorularım temcit plavı gibi geldiyse, cevap vermezsiniz. Cevap verecekseniz o zaman da yakınmanıza gerek yok. Emperyalizm çağında nesnel koşullar olgunlaşmıştır, çağ artık kapitalizmden sosyalizme geçiş çağıdır diyorsunuz ama bir sonraki yazınızda köylülüğün ağır bastığı bir toplumda sosyalizm olmaz diyorsunuz.   Benim görüşüm köylülüğün ağır bastığı bir toplumda bile sosyalist kuruculuğun olabileceği yönündedir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.019
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 09.12.2013- 23:45
Alıntı yaparak cevapla  


Yaklaşık yüz yıl önce köylü Rusya'da siyasal iktidar ele geçirilip sosyalist kuruculuğa başlanmış ve sosyalizm de kurulmuşsa bugünün dünyasında hemen hemen her ülkede de sosyalist kuruculuk gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla bu durum köylülüğün egemen olduğu bir ülke için de geçerlidir. Burada önemli olan köylülüğün hakim olduğu bir ülkede siyasal iktidarın nasıl ele geçirileceğidir. Tam bu noktada Küba'yı da hatırlamak gerek. Küba tartışılan konuya iyi bir örnektir.

Proletaryanın gelişmediği bir toplumda sosyalist ideolojik önderlik altında siyasal iktidarın alınması birinci önemli zorluksa, ikincisi de bu tür ülkelerde sosyalist kuruculuğu gerçekleştirmenin zorluğudur.


Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Ekonomi Politik
 »  Kapitalizm yaşanmadan sosyalizm kurulabilir mi?

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyalizm geri bir ülkede de kurulabilir spartakus 22 5201 23.09.2015- 23:31
Konu Klasör Kapitalizm, sosyalizm, komünizm munzur 18 5110 06.07.2015- 18:47
Konu Klasör Kapitalizm, sosyalizm ve komünizme dair melnur 2 2177 05.12.2017- 08:09
Konu Klasör Kapitalizm bitiyor, sola sosyalizm yasak... umut 1 1727 09.03.2015- 18:33
Konu Klasör Kapitalizm eskidi mi? umut 40 7082 07.10.2015- 09:32

Etiketler   Kapitalizm,   yaşanmadan,   sosyalizm,   kurulabilir


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyalizm geri bir ülkede de kurulabilir spartakus 22 5201 23.09.2015- 23:31
Konu Klasör Kapitalizm, sosyalizm, komünizm munzur 18 5110 06.07.2015- 18:47
Konu Klasör Kapitalizm, sosyalizm ve komünizme dair melnur 2 2177 05.12.2017- 08:09
Konu Klasör Kapitalizm bitiyor, sola sosyalizm yasak... umut 1 1727 09.03.2015- 18:33
Konu Klasör Kapitalizm eskidi mi? umut 40 7082 07.10.2015- 09:32

Etiketler   Kapitalizm,   yaşanmadan,   sosyalizm,   kurulabilir


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS