Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Enternasyonal
 »  Komünist Enternasyonal ( Komintern)

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Komünist Enternasyonal ( Komintern)           (gösterim sayısı: 2.667)
Yazan Konu içeriği

boşluk

spartakus
[....]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 23.11.2013
İleti Sayısı: 632
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 23.12.2014- 00:45
Alıntı yaparak cevapla  


Komintern

– Komünist Enternasyonal ya da Üçüncü Enternasyonal olarak da bilinir) 1919 Martında, savaş komünizmi döneminin (1918-1921) ortasında Vladimir Lenin ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi tarafından kurulan, "silahlı güçler de dahil tüm olası araçlarla uluslar arası burjuvaziyi yıkmak ve devletin tamamen yok oluşu için bir geçiş aşaması demek olan Uluslararası Sovyet Cumhuriyetini yaratmak için" mücadele etme amacı güden uluslar arası bir komünist örgüttü. Komintern, Lenin'in birbirleri ile yaptıkları savaşta milli birliği savunan hükümetlere karşı Zimmerwald soluna öncülük ettiği 1915 tarihindeki Zimmerwald Konferansına müteakip 1916 tarihinde çözülen İkinci Enternasyonal'den sonra kuruldu. Yeni enternasyonal böylece ikincisinin I. Dünya Savaşı'na göstermekte başarısız olduğu muhalefete bir cevap olarak geldi. Üçüncü Enternasyonal'in kurucuları bütün anti-militarist sosyalist hareketin başından beri tamamen karşı olduğu bu savaşa, emperyalist bir savaş olarak bakıyorlardı.

Komintern 1943'teki çözümlenişüne dek, 8 Dünya Kongresi yapmış oldu , ilki Mart 1919 tarihinde ve sonuncusu 1935 tarihinde yapıldı . 1938 tarihinde Troçkizm Troçkistler "yozlaşmış işçi devleti" dedikleri Sovyetler Birliği'ne karşı Dördüncü Enternasyonal'i kurdular. Sol komünizm geleneğini izleyen gruplar bugün yalnızca ilk 2 kongreyi ve Troçkist hareketten gelen gruplar da yalnızca ilk dördünü tanırlar. Stalinizm Stalinist ya da Maoizm Maoist komünist partiler ise 7 kongreyi de tanırlar. II. Dünya Savaşı'nın başında Komintern bir pasifizm politikası izleyerek, bunun tıpkı I. Dünya Savaşı'ndaki gibi birçok milli hakim sınıfın kendi arasında yaptığı bir savaş olduğunu ifade etti. Aslında SSCB bir denge politikası güdüyordu ve Sovyetler Birliği'nin davet edilmemiş olduğu, Fransız ve Britanya demokratik rejimlerinin bir yatıştırma önlemi olarak Sudetenland'ı Adolf Hitler Hitler'e teslim etmeyi tavsiye ettiği Münih Antlaşması (1938) Münih Antlaşması'ndan bir sene sonra, 1939 Ağustosunda Molotov-Ribbentrop Paktı imzalandı. Ama 22 Haziran 1941 tarihindeki Barbarossa Harekâtı ile işgal edilince, Sovyetler Birliği de savaşa girdi. Komintern daha sonra 15 Mayıs 1943 yılında dağıldı. Onun devam ettiricisi olan Kominform, Temmuz ayında Marshall Yardımı üstüne yapılan Paris Antlaşması (1947) Paris Konferansı'nı izleyen Eylül ayında kuruldu. Soğuk savaş resmi olarak başladı.

Komünist Enternasyonal'in kökenleri

Birinci Enternasyonal'den ikincisine


Devrimci ve reformist düşünce tarzları arasındaki bölünmeler çok uzun bir zamandan beri varolmakla beraber , Komünist Enternasyonal'in kökenleri II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile yüzeye çıkan işçi hareketindeki bölünmeden türemiştir . 1864 tarihinde kurulan Birinci Enternasyonal sosyalistler ve siyasal arenaya girmek yerine kuvvetli bir anarko-sendikalist hareket (bkz: Uluslararası İşçi Birliği) yaratmak isteyen anarşistler arasındaki bölünme ile dağıldı . 1889 tarihinde kurulan İkinci Enternasyonal devam etti ama gene kimi gerilimler oluştu.

"Burjuva parlamentosuna sosyalist katılım" Sorunu
Örneğin, ta 1899'a kadar, sosyalist hareketin içerisindeki reformist ya da sağ-kanat üyeleri, Fransız bağımsız sosyalisti Millerand'ın Waldeck-Rousseau'nun cumhuriyetçilik cumhuriyetçi kabinesine (1899-1902) girmesini destekliyordu ki bu kabinenin savaş bakanı, 1871 tarihinde Paris Komünü'nün ortadan kaldırılmasında mühim bir görevi olan Marki de Galliffet'den diğeri değildi. Diğer yandan devrimci ya da sol kanat üyeler bu gelişmeye şiddetle karşı koydu. Fransa'da bu vaziyet burjuva hükümetine yapılmış olacak sosyalist katılıma karşı koyan Jules Guesde'yle sosyal demokrasinin kurucularından birisi olarak kabul gören Jean Jaures arasındaki tartışma ile temsil edilir. Jules Guesde 1899 tarihinde şöyle diyordu:

"Bir sınıf partisinde, yani bir inkilap partisinde örgütlenmiş olan proletarya, her nerede seçmeli bir ortaklığa girebiliyorsa; her nerede hasım kalesine sızabiliyorsa, bir ihlalde bulunmak ve kapitalist kalede sosyalist bir garnizon kurmak onun yalnız hakkı değil bunun yanında sorumluluğudur da! Ama işçilerin iradesi ile, sosyalist kuvvetle içeri sızmamış olduğu böyle yerlere; yalnızca rıza ile, davetle ve kapitalist sınıfın çıkarları neticesiyle girmiş olduğu yerlere, sosyalizm girmemelidir."

[ 1899 Fransız Sosyalist Örgütleri Genel Kongresinde Jules Guesde'nin yaptığı konuşma]

Jules Guesde "tam da iktidar onu ele geçirmiş olduğu sırada, kendine verilen bir makam sayesinde sosyalizmin hakikaten iktidarı ele geçirebileceği" düşüncesini eleştirerek "böyle bir vaziyet , eğer hemen ona son vermezsek, sosyalizmin zavallı iflasına sebep olacaktır. Kendilerini aldatılmış sayan örgütlü işçiler lafla değil eylemle yapılan propagandaya kulak vereceklerdir" diyerek anarşizme işaret ediyordu. Aynı anlaşmazlık ertesi yıl gene belirdi. Guesde Lille kentinde 8,000 kişinin önünde yapılan ve saatlerce süresince süren "İki Yöntem" adlı tartışmada yaptığı meşhur [ 29 Kasım konuşması] yla burjuva parlamentosuna sosyalist iştirakı destekleyen Jean Jaures'e karşı çıktı.

Revizyonistler
Eduard Bernstein'ın sosyalizme gidişte reformist bir yol savunan Evrimci sosyalizm adlı kitabı üstüne yapılan yazınsal bir tartışma da önem taşımaktadır. kitap kendini bir revizyonist olmakla eleştiren Karl Kautsky'den ve genç Rosa Luxemburg'dan yoğun tepki aldı.

1905 Rus Devriminin Yan Etkileri
1905 Rus Devrimi birçok sosyalist partiyi radikalleştirdi ve Batı Avrupa devletlerindeki evrensel oy hakkının kazanılmasıyla neticelenen bir dizi genel greve sebep oltu. Bu noktada İkinci ya da Sosyalist Enternasyonal her gelişmiş ülkede, her tercihte giderek büyüyen birleşik bir topluluktu. Marksizmin Papası olarak isimlendirilen Karl Kautsky, Enternasyonal'in amiral vapursı Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin çok etkili bir yayın organı Die Neue Zeit Die Neue Zeit'in (Yeni Zamanlar) editörü olarak en radikal zamanlarındaydı.

Ancak 1910 senesiyle birlikte Sosyal Demokrasinin solunda (Enternasyonal'in kurucuları bunlara bu adı vermişti) kimi ayrılıklar oluştu ve Rosa Luxemburg ve Hollandalı kuramcı Anton Pannekoek gibi kimi sol-kanat düşünürleri Kautsky'yi her zamankinden daha fazla eleştirmeye başladılar. Bu noktadan itibaren Enternasyonal içerisinde reformist bir sağın, bir merkezin ve bir devrimci sol kanadın oluşmaya başladığını söylebiliriz. Sonraki gelişmelerin ışığında değerlendirildiğinde garip olan, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin hem Menşevik kanadının hem de Bolşevik kanadının devrimci sol kanatta sayılmasıydı. Rus göçmenlerinin tartışan grupları Enternasyonal önderleri tarafından dikkate alınmıyorlardı ve genel anlamda halk tarafından da bilinmemekteydiler.
İkinci Enternasyonal'in I. Dünya Savaşı Karşısındaki Başarısızlığı I. Dünya Savaşı işçi hareketinin devrimci kanadı ile reformist kanadı arasındaki nihai ve geri döndürülmesi imkansız ayrılığı sonunda belirerdı. Sosyalist hareket tarihsel olarak Antimilitarizm antimilitarist ve Enternasyonalizm enternasyonalistti ve savaşta burjuva hükümetleri hesabına işçi sınıfının ölüme gönderilmesine karşıydı.Ancak kitlesel ekseriyet Sosyalist Enternasyonal'in zaten uluslar arası emekçi sınıfa savaşa direnmeleri çağrısında bulunacağı yönündeki çözümlerden söz ederken, savaş duyuru edildikten birkaç saat sonra savaşan devletlerin tüm sosyalist partileri kendi devletlerini destekleyeceklerini aktardılar. Balkan devletlerinin, Rusya'nın sosyalist partileri, ve diğer devletlerdeki azınlıklar buna bir istisna oluşturdu. Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin bile savaşın lehine konuşması Lenin'i şaşırttı. Nihayet Fransız sosyalist Jean Jaures'in 31 Temmuz 1914 tarihinde öldürülmesi son sulh umudunu da yok etti. Jaures İkinci Enternasyonal'i milli politikalardan ve destekten sakınmaya çalışan ve enternasyonal sosyalist harekete büyük tesiri olan birkaç önderden biriydi. Tarafsız devletlerin sosyalist partileri tarafsızlık ve savaşa tamamen muhalefet üstüne tartıştılar. Diğer yandan Lenin emperyalizm emperyalist savaşa karşı, 1915 tarihindeki Zimmerwald Konferansı'nda "Zimmerwald Solu"nu örgütledi ve "Sosyalizm ve Savaş" adlı bir broşür çıkararak ulusal hükümetleri ile işbirliği yapan sosyalistleri Sosyal şovenizm sosyal şovenist olarak isimlendirdi (yani lafda sosyalist, eylemde şovenist). Enternasyonal, devrimci sol, reformist sağ ve ikisi arasında dalgalanan bir merkez olarak bölünüyordu. Lenin savaşa karşı çıkan fakat parti disiplinini bozmaya çekinip, savaş taraftarı olan merkezdekileri de sosyal pasifistler olarak lanetledi. Bu ikinci terim bilhassa Britanya'daki Ramsay MacDonald'ı (Bağımsız İşçi Partisi'nin lideri) hedef alıyordu. MacDonald pasifist olarak savaşa karşı çıkan fakat aslında ona direnmek için hiç bir şey yapmayan biriydi. Dünyada olanlara karşı göstermiş olduğu eylemsizlik sebebiyle itibarını kaybeden İkinci Enternasyonal 1916 tarihinde, savaşın ortasında çözüldü. Görünüşe göre enternasyonalist idealleri her ülkedeki milliyetçi ideoloji sebebiyle ortadan kalkmıştı . 1917 tarihinde Lenin "devrimci yenilgicilik" terimini açıkça destekleyen Nisan Tezleri'ni yayınladı. Bolşevikler Emperyal Rusya'nın savaşta yenilmesi taraftarıydılar ve bu sayede devrimci ayaklanma safhasına geçmeleri olası olacaktı.

Komintern'in Kurulması

Böylece 1919 Martının bu şartlarında Komintern Enternasyonal'in başına bir de "Komünist" kelimesi ekleyen Rusya Bolşevikleri tarafından kuruldu. Lenin daha sonra (demokratik merkeziyetçiliği de içerisinde barındıran) On 2 Şartını yeni enternayonale dahil olma temelinde ayrışan ayrışmayan bütün sosyalist partilere gönerdi. Fransız SFIO (yani İkinci Enternasyonal'in Fransız Seksiyonu) böyece 1920 tarihinde yeni Fransız Komünist Partisi'nin kurulmasına öncülük eden 1920 Tours Kongresi'nde bölündü ve Komünist Enternasyonal'in Fransız Seksiyonu ismini aldı; Türkiye Komünist Partisi (1920) Türkiye Komünist Partisi ve İspanya Komünist Partisi 1920 tarihinde, İtalyan Komünist Partisi ve Belçika Komünist Partisi 1921 tarihinde kuruldu.

Komintern'in merkezi siyaseti tüm dünya'da Komünist partilerin kurularak uluslar arası proleter devrimine ya da dünya devrimine yardım etmeleriydi. Ayrıca bütün devrimcilerin ilk olarak kendi devletlerinden hareket etmeleri gerektiği fakat gereken yerde Komintern'in müdahil olacağı prensibini getiren demokratik merkeziyetçilik fikrini paylaşıyorlardı. Komintern stratejik amaçlarını Ne Yapmalı adlı eserinde zaten anlatan Lenin tarafından örgütlenmişti ve Lenin yeni Enternasyonal'i Dünya Devriminin Genel Kurmayı yapmak amacındaydı.

1919 Martında Komünist Enternasyonal'in İlk Kongresine aşağıdaki partiler ve hareketler davet edilmişti:
* Spartaküs Birliği (Almanya)
* Komünist Parti (Bolşevikler) Rusya
* Avusturya Komünist Partisi Alman Avusturyası Komünist Partisi
* Macaristan Komünist Partisi Macar Komünist İşçi Partisi, Bela Kun'un Macaristan Sovyet Cumhuriyeti sırasında iktidarda olan bir partiydi.
* Fin Komünist Partisi
* Polonya Komünist Partisi Leh Komünist İşçi Partisi
* Estonya Komünist Partisi
* Letonya Komünist Partisi
* Litvanya Komünist Partisi
* Çek Cumhuriyetinin devrimci üyeleri
* Bulgar Sosyal Demokrat Partisi
* Romanya SDP
* Sırp SDP'sinin sol kanadı
* İsveç Sosyal Demokrat Sol Partisi
* Danimarka'dan Klassenkampen Grubu
* Hollanda Komünist Partisi
* Belçika İşçi Partisi'nin Belçika Komünist Partisi'ni kuracak devrimci üyeleri
* Fransız sosyalist ve sendikalist hareketinin içerisindeki gruplar ve örgütler
* İsviçre Sosyal Demokrat Partisi
* İtalyan Sosyalist Partisi
* İspanya SDP'sinin devrimci üyeleri
* Portekiz SP'sinin devrimci üyeleri
* İngiliz Sosyalist Partileri ve bilhassa o sıralar MacLean'in liderlik ettiği parti
* Sosyalist Emek Partisi (Britanya)
* Dünya Sanayi İşçileri (Britanya)
* İrlanda işçi örgütlerinin devrimci üyeleri
* İşçi temsilcilerinin devrimci üyeleri (Britanya)
* Birleşik Devletler Sosyalist Emek Partisi
* ABD Sosyalist Partisi'nin sol üyeleri (Debs ve Sosyalist propaganda Birliği tarafından temsil edilen eğilim)
* Dünya Sanayi İşçileri (Birleşik Devletler)
* DSS (Avustralya)
* İşçi Enterasyonali Sanayi Birliği (Amerika)
* Tokyo'nun ve Yokohama'nın Yoldaş Katayama tarafından temsil edilen Sosyalist grupları
* Willi Münzenberg'in temsil ettiği Sosyalist Gençlik Enternasyonali







Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

spartakus
[....]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 23.11.2013
İleti Sayısı: 632
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 23.12.2014- 00:50
Alıntı yaparak cevapla  


Komünist Enternasyonal'in Yayınları

* Die Kommunistiche Internationale (Komünist Enternasyonal'in aylık dergisi)
* INPREKORR - Internationale Presse-Korrespondenz (Enternasyonal Basın Haberleri dergisi, Komintern tarafından haftada birkaç kez gösterilen organ)
* Rundschau (Görünüm)

Komünist Enternasyonal'in İlk Dört Kongresi

Komintern Yürütme Kurulu'nun ilk başkanlığını 1919-1926 arasında Grigori Zinovyev yapmış oldu . Marksist düşünür Georg Lukacs'ın "Tarih ve Sınıf Bilinci" adlı eseri 1923 senesinde, Bela Kun'ın Macaristan Sovyet Cumhuriyeti'ne girmesindan sonra basıldı ve Karl Korsch'un "Marksizm ve Felsefe" adlı kitabı ile birlikte Haziran 1924 tarihindeki V. Komintern Kongresi'nde Grigori Zinovyev tarafından revizyonizmle suçlandı. Aynı sene Stalin "tek ülkede sosyalizm" tezini ileri sürdü ve bu sav Nikolay Buharin tarafından "Batı Avrupa Proleteryasının Zaferi Olmaksızın Tek Ülkede Sosyalizmi Kurabilir miyiz?" adlı broşürde ayrıntılandırıldı (Nisan 1925). Durum Almanya'daki Spartakist isyanın ve Macaristan Sovyet Cumhuriyeti'nin başarısızlığa uğramasının ve İtalya'daki de katılmak (İtalyan faşizmi bütün grevleri kırmış ve 1922 tarihinde iktidarı ele geçirerek dünya devrimi görüşünü o an için imkansız kılmıştı) üzere Avrupa'daki bütün sosyalist hareketlerin gerilemesi üstüne , Stalin'in 1926 Ocağında yazmış olduğu "Leninizmin Sorunları" adlı makale ile devlet politikası haline geldi. Zinovyev 1926 tarihinde Stalin'in gözünden düştükten sonra kovuldu. Nikolay Buharin de 1928 senesine kadar Komintern'e liderlik etti ancak 1928 tarihinde o da Stalin'le düşünce ayrılığına düştü. Bulgar Komünist önder Georgi Dimitrov 1934 tarihinde Komintern'in başına geçti ve dağılıncaya dek görevini sürdürdü.

Beşinci Kongreden Yedinci Kongreye

Komintern pek çok uluslar arası örgütü destekledi:
* İşçi Sendikaları Kızıl Enternasyonali (Profintern)
* Kızıl Köylü Enternasyonali (Krestintern)
* Uluslararası Kızıl Yardım (MOPR)
* Komünist Gençlik Enternasyonal'i
* Kızıl spor Enternasyonali (Sporintern)

Son Kongreden Dağılmaya

Komintern'in son kongresi 1935 senesinde yapıldı ve faşizme karşı bir Halk Cephesi kurulmasını müsait buldu. Bu siyaset Komünist Partilerin faşizme karşı olan bütün cephelerle beraber bir Halk Cephesi oluşturması gerekmiş olduğunu ve kendilerini işçi sınıfı üstüne temellenen bu partilerle Birleşik Cephe oluşturmak hususunda sınırlamamaları gerekmiş olduğunu savunuyordu. Bu politikaya karşı Komintern içerisindeki ulusal seksiyonların hiçbirinden kayda kıymet bir muhalefet gelmedi ve bilhassa Fransa ve İspanya'da 1936 tarihinde Leon Blum'ün seçilmesi Halk Cephesi hükümetinin rolü gelmesi hususunda bir dönüm noktası oluşturdu.

Yedinci Dünya Kongresi Komintern'in amacı olarak kapitalizmin inkilap yenilgiye uğratılması resmen benimsendi. Leon Troçki Komintern'in devrimci enternasyonal özelliğini kaybettiği düşüncesini savunarak yeni bir Enternasyonal gerekmiş olduğunu belirtti. Troçki, Stalinist partilerin artık reformist partiler olduklarını, sosyal demokrat partilere benzemiş olduğunu ama Rus Devletinin sınır korumaları olarak vazife yaptığını iddia etti. Aynı eleştiri bu defa de Stalinist kanattan Troçkistlere yöneltildi. Troçkistlere yöneltilen iddia bu kadarla sınırı olan kalmadı. Terörist bir örgüt oluşturmak ve Stalin'e karşı komplolar düzenlemek suçu ile ve daha birçok suçla yargılandılar. 1930'larda başlayan yargılamalar kararı Buharin, Zinovyev, Kamanev gibi sanıklar suçlarını kabul ettiler. (Bkz: Moskova Mahkemesi dava Dosyaları) Bununla beraber bu yargılamalar üstündeki sis perdesi hala kaldırılmış değildir ve 2 taraf da birbirini suçlamaktadır.

Sonuç olarak 1938 tarihinde Komintern'e karşı olarak Dördüncü Enternasyonal kuruldu. Dördüncü Enternasyonal'in komünistleri Üçüncü Enternasyonal'in bürokratik ve Stalinist olduğunu ve artık doğru dürüst bir devrimci organizasyon olarak kendini yenilemekten aciz olduğuna inanıyorlardı. Özellikle Almanya'daki komünist hareketin feci yenilgisi Komintern'in artık kifayetsiz ve tamamen Stalin'in kontrolü altında olduğunun bir ispatı olarak gösteriliyordu.

II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile Komintern bir pasifizm ve karışmazlık politikası seyretmeye başladı. Bu savaşın I. Dünya Savaşı gibi çeşitli hakim sınıflar arasındaki emperyalist bir savaş olduğunu iddi etti. Bununla beraber 22 Haziran 1941 tarihinde Sovyetler Birliği'nin kendisi de işgal edilince savaşa girdi. Yine de Birleşik Devletler savaş Departmanı için yapılan 11 Temmuz 1941 tarihli ve "G-2 Tarafından Hazırlanan Askeri İstihbarat Tahminleri" adlı bir değerlendirme "Sovyet Rejimi içerisindeki Komintern'in Komünizmin çıkarları için bir dünya devrimi uğraşında" olduğunu ifade ediyordu.

[ 15 Mayıs 1943 tarihinde Stalin tarafından resmen paylaşıldı. Komintern Üyeliği olan milli partiler Sovyet yardakçısı olmakla suçlanıyordu. Komintern'i feshederek, Stalin bu probleminin üstesinden gelmeyi ve Avrupa komünistlerine savaştan sonra iktidar yolunu açmak istiyordu. Genellikle, Stalin'in böyle yaparak SSCB'nin artık inkilap arayaşında olmamış olduğu izlenimini vermek istemiş olduğu belirtilmektedir.

Komintern'den Sonra

Marshall Yardımı hususunda yapılan 1947 Haziranındaki Paris Konferansı'nı izleyen 1947 Eylülünde Stalin sosyalist partileri topladı ve Kominform'u, diğer ismiyle "Komünist İstihbarat Bürosu"nu oluşturdu. Bu ağa Bulgaristan, Çekoslavakya, Fransa, Macaristan, İtalya, Polonya, Romanya Komünist Partileri, Sovyetler Birliği ve Tito'nun öncülük ettiği Yugoslavya Komünist Partisi katıldı. Kominform Stalin'in 1953 yılında ölmesinin ve SBKP'nin 20. Kongresi'nin ardından 1956 tarihinde dağıldı.

Dünyadaki Moskova yanlısı Komünist partiler resmi bir uluslar arası örgüte artık sahip olmamakla beraber önder olarak Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ni benimsediler ve Moskova'da devre dönem bir araya geldiler. Bunlar en dikkat çekicisi ilk Sino-Sovyer ayrılığının gerçekleşmiş olduğu 1962 senesindeki toplantıydı. Burada SBKP ve Varşova Paktı'nın komünist partileri arasında yakın bir işbirliği vardı.

bilgi-bilgi


     




Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

spartakus
[....]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 23.11.2013
İleti Sayısı: 632
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 23.12.2014- 00:59
Alıntı yaparak cevapla  


Komintern’e Katılmanın “21 Koşul”u (1920)


Komünist olmayan grupların Komintern’e alınmasını önlemek amacıyla II. Dünya Kongresi (3 ret oyuna karşılık bütün delegelerin kabulüyle) “Komünist Enternasyonal’e Katılma Koşullarına İlişkin İlkeler”i onayladı. Bu ilkeler öncelikle sosyalist «Merkezciler» e (USPD’nin sağ kanadı, İtalyan ve Fransız sosyalistlerinin çoğunluğu, v.b.) karşıydı. —21 Koşul» 1920 yılında Alman Bağımsız Sosyal Demokrat Partisinin (USPD) bölünmesine neden oldu, daha sonra İtalyan ve Fransız sosyalistleri de aynı nedenle bölündüler.

Komünist Enternasyonal’e Katılma Koşullarına İlişkin İlkeler

Komünist Enternasyonalin ilk Kongresi, Komünist Enternasyonal’e katılma konusunda kesin koşullar saptamadı. I. Kongre’nin çağrılışına kadar geçen süre içinde çoğu ülkede salt komünist eğilimler ve gruplar vardı.

Komünist Enternasyonal’in II. Kongresi daha farklı koşullarda toplanıyor. Şu anda çoğu ülkede sadece komünist akımlar ve eğilimler değil, komünist partiler ve örgütler de var. Daha kısa zaman önce II. Enternasyonal içinde yer alan ve Şimdi Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen, ama gerçekte komünist olmamış partiler ve gruplar da Komünist Enternasyonal’e yöneliyorlar. II. Enternasyonal kesin olarak parçalandı. II. Enternasyonal’in çıkış yolunun kalmadığını gören ara-partiler ve «Merkezci gruplar», gitgide güçlenen Komünist Enternasyonal’e yaslanmaya çalışıyorlar. Fakat bunu yaparken kendilerine daha önceki fırsatçı veya «merkezci» politikalarını sürdürme imkânı verecek bir «özerkliği» korumayı da umuyorlar. Komünist Enternasyonal belirli ölçülerde moda haline geliyor. «Merkez»in önde gelen bazı gruplarının Komünist Enternasyonal’e katılma talepleri, Komünist Enternasyonal’in bütün dünyanın sınıf-bilinçli işçilerinin ezici çoğunluğunun sempatisini kazandığını ve her geçen gün büyüyen bir güç haline geldiğini dolaylı biçimde doğrulamaktadır.

Komünist Enternasyonal, II. Enternasyonal ideolojisinden kesin olarak sıyrılmayan ve yarı-gönüllü olduklarını belli eden kararsız öğeler tarafından sulandırılma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bundan başka, geniş kitlesi komünizmin bakış açısını benimseyen bazı büyük partilerde (İtalya, İsveç, Norveç, Yugoslavya, v,b.), başını yeniden kaldırmak ve proleter devrimini aktif biçimde sabote etmek ve böylece burjuvaziye ve II. Enternasyonal’e hizmet etmek için sadece uygun bir anı kollayan, hatırı sayılır bir reformist ve sosyal-pasifist kanat da bulunmaktadır.

Hiçbir komünist, Macar Sovyetler Cumhuriyetinden çıkartılması gereken dersleri ihmal edemez. Macar komünistlerinin «sol» Sosyal Demokrat diye adlanıdrılanlarla kaynaştırılması Macar proletaryasına pahalıya mal olmuştur. Bunlardan hareketle, Komünist Enternasyonalin II. Kongresi, yeni partilerin katılma koşullarını kesin olarak ortaya koymayı ve Komünist Enternasyonal’e kabul edilen partilere, üstlerine düşen yükümlülükleri göstermeyi gerekli saymaktadır.

Komünist Enternasyonal’in II. Kongresi, Komünist Enternasyonal üyeliği konusunda aşağıdaki koşulları koymaktadır:

1. Bütün propaganda ve ajitasyon, gerçekten komünist nitelik taşımalı ve Komünist Enternasyonal programı ile kararlarına uygun düşmelidir. Partinin bütün basın organları, proletarya davasına bağlılıklarını kanıtlamış, güvenilir komünistler tarafından yönetilmelidir. Proletarya diktatörlüğünden, basitçe, bilinen ve araya sokuşturulmuş bir talep gibi söz edilemez; aksine onun propagandası öyle yapılmalıdır ki, her basit işçi, her kadın işçi, her asker ve köylü, günlük hayatın basınımız tarafından sistemli biçimde gözlenecek ve her gün kullanılacak olgularından kalkarak bu diktatörlüğün zorunluluğunu anlamalıdır.

Periyodik ve periyodik olmayan basın ve bütün parti yayınevleri, belirli bir anda, partinin bütünüyle yasal veya yasadışı olmasına bakılmaksızın Parti yönetiminin direktifi altına sokulmalıdır. Yayınevlerinin özerkliklerini kötüye kullanmaları ve partinin politikasına bütünüyle uymayan bir politika gütmeleri kabul edilemez. Basın organlarının sütunlarında, halk meclislerinde, sendikalarda, tüketici derneklerinde — Komünist Enternasyonal taraftarlarının girme imkânı buldukları her yerde, sadece burjuvaziyi değil, onun işbirlikçilerini, her türden reformistleri, sistemli ve acımasız biçimde teşhir etmek zorunludur.

2. Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen her örgüt, işçi hareketi içinde şu ya da bu oranda sorumluluğu olan bütün görevlerden (parti örgütleri, yazı kurulları, sendikalar, parlamento fraksiyonları, kooperatifler, komünal yönetimler) reformistleri ve Merkezcileri doğrudan doğruya ve planlı bir biçimde uzaklaştırmalı, onların yerine sınanmış komünistleri geçirmelidir ve özellikle başlangıçta «tecrübeli» oportünistlerin yerine kitlenin içinden basit işçileri geçirmekten çekinmemelidir.

3. Avrupa ve Amerika’nın hemen bütün ülkelerinde, sınıf mücadelesi içsavaş evresine giriyor. Bu koşullar altında komünistler, burjuva yasallığına güvenemezler. Onlar, belirleyici an geldiğinde, devrime karşı görevlerini yerine getirmesi için partiye yardımcı olabilecek paralel örgüt mekanizmaları oluşturmakla yükümlüdürler. Kuşatma durumu ve olağanüstü yasalar yüzünden komünistlerin bütün çalışmalarını yasal olarak sürdürmeye imkân bulamadıkları bütün ülkelerde, yasal çalışmanın yasadışı çalışmayla kombine edilmesi kesinlikle zorunludur.

4. Komünist fikirlerin yaygınlaştırılması görevi, ordu içinde ısrarlı, sistemli bir propaganda yürütme zorunluluğunu da kapsar. Olağanüstü yasaların bu ajitasyonu önlediği yerlerde bunu yasadışı olarak yapmak gereklidir. Böyle bir çalışmadan kaçınmak, devrimci görevlere ihanetle eş anlama gelir ve Komünist Enternasyonal üyeliğiyle bağdaşmaz.

5. Geniş kırsal kesimlerde sistemli ve planlı bir ajitasyon zorunludur. Tarım proleterlerini ve en yoksul köylülerin hiç değilse bir bölümünü arkasına alamamış ve izlediği politika aracılığıyla geri kalan köy nüfusunun tarafsızlığını sağlayamamışsa, işçi sınıfı zafer kazanamaz. Kırsal kesimdeki komünist çalışma, günümüzde gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Bu çalışma tercihen, kentin ve kırlardaki devrimci, komünist işçilerin yardımıyla sürdürülmelidir. Bu görevden kaçmak ya da onu güvenilmez, yarı-reformist ellere teslim etmek, proleter devrimden vazgeçmekle aynı anlama gelir.

6. Komünist Enternasyonal’e katılmayı arzulayan her parti, sadece açık sosyal-yurtseverliği değil, sosyal-pasifizmin namussuzluğunu ve ikiyüzlülüğünü de teşhir etmekle yükümlüdür: kapitalizm devrimci yoldan yıkılmadıkça ne uluslararası hakem mahkemelerinin, ne savaş silahlarının sınırlanmasına ilişkin anlaşmaların, ne de Cemiyet-i Akvam’ın «demokratik» tarzda düzeltilmesinin hiçbir zaman yeni emperyalist savaşları Önleyemeyeceğini işçilere sistemli biçimde anlatmalıdır.

7. Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen partiler, reformizmden ve «Merkezin politikasından tümüyle kopuşu onaylamak ve parti üyelerinin geniş çevrelerinde bu kopuşun propagandasını yapmakla yükümlüdürler. Bu, olmadan tutarlı bir komünist politika yürütmek mümkün değildir. Komünist Enternasyonal’in bu kopuşun en kısa zamanda gerçekleştirilmesi yolunda yaptığı talep, kayıtsız şartsız bir ültimatom niteliğindedir. Komünist Enternasyonal, artık Turati, Modigliani, Kautsky, Hilferding, Hillquith, Longuet, Macdonald, v.b. kişilerin temsil ettiği müseccel oportünistlerin kendi üyesi sayılma hakkına sahip olmasına katlanamaz. Bu, yalnızca, Komünist Enternasyonalin bugün büyük ölçüde çökmüş bulunan II. Enternasyonal’e benzemesine yol açar.

8. Burjuvazisi sömürge sahibi olan ve başka ulusları ezen ülkelerde, partilerin sömürgeler ve ezilen uluslar sorununda özellikle belirgin ve açık bir tavır almaları zorunludur. Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen her parti, «kendi» emperyalistlerinin sömürgelerde giriştiği oyunları teşhir etmek, sömürgelerdeki her kurtuluş hareketini sırf sözlerle değil eylemlerle de desteklemek, kendi ülkesinin emperyalistlerinin bu sömürgelerden kovulmasını teşvik etmek, ülkesinin işçilerinin yüreklerinde sömürgelerin ve ezilen ulusların çalışan nüfuslarına karşı gerçekten kardeşçe duygular yaratmaya yönelik bir eğitim çabası sürdürmek ve ülkesinin askeri birlikleri içinde sömürge halkları üzerindeki her türlü baskıya karşı sistemli bir ajitasyon yürütmek yükümlülüklerini taşır.

9. Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen her parti, sendikalar, işçi ve işyeri meclisleri, tüketici kooperatifleri ve isçilerin öteki kitle örgütleri içinde sistemli ve ısrarlı bir komünist faaliyeti sürdürmek zorundadır. Bu Örgütler içinde, sürekli ve ısrarlı bir çalışmayla sendikaları, v.b. komünizm davasına kazanacak komünist hücreler örgütlemek gerekir. Hücreler, günlük çalışmaları içersinde, her yerde, sosyal-yurtseverlerin ihanetini ve «Merkez»cilerin ikiyüzlülüğünü teşhir etmekle yükümlüdürler. Komünist hücreler kesinlikle bütün-partinin direktifi altında olmak zorundadırlar.

10. Komünist Enternasyonal üyesi olan her parti, sarı sendika birliklerinin Amsterdam «Enternasyonaline karşı amansız bir mücadele sürdürmekle yükümlüdür. Sendikalarda örgütlenmiş işçiler arasında sarı Amsterdam Enternasyonali’yle bağları koparmak gerektiğinin propagandasını yapmalıdır. Komünist Enternasyonal’e bağlanan kızıl sendikaların oluşmakta olan uluslararası birliğini elindeki her türlü araçla desteklemelidir.

11. Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen partiler, parlamento fraksiyonlarını bunlarda yer alan kişiler açısından bir revizyondan geçirmekle yükümlüdürler; bütün güvenilmez öğeleri uzaklaştırmaları, bu fraksiyonları sırf sözde değil fiilen de parti yönetimlerinin direktifi altına sokmaları gereklidir; öyle ki, tek tek her komünist parlamento üyesi, bütün çalışmanın gerçekten devrimci bir propagandanın ve ajitasyonun çıkarlarına tabi kılınmasını teşvik etsin.

12. Komünist Enternasyonal üyesi partiler, demokratik merkeziyetçilik ilkesi temeli üzerinde örgütlenmelidir. İçinde yaşadığımız, iç savaşın keskinleşme döneminde, komünist parti ancak, olabildiğince merkeziyetçi bir tarzda örgütlenmişse, parti içinde demir disiplin hüküm sürüyorsa ve parti üyelerinin güvenini kazanmış parti yönetimi, yönetim gücü, otorite ve en geniş yetkilerle donatılmışsa, görevlerini yerine getirebilir. Komünistlerin faaliyetlerini yasal olarak sürdürebildikleri ülkelerin komünist partileri, partiyi içlerine sızan küçük-burjuva öğelerden sistemli biçimde temizlemek için parti örgütlerinde zaman zaman temizlikler (üye kayıtlarını yenilemeler) yapmak zorundadırlar.

14. Komünist Enternasyonal’e üye olmak isteyen her parti, bütün Sovyet cumhuriyetlerine, karşı-devrimci güçlerle yürüttükleri mücadelede kayıtsız koşulsuz destek sağlar. Komünist partileri, Sovyet cumhuriyetlerinin düşmanlarına silah ve cephane taşınmasını önlemek için çok kesin ve anlaşılır bir dille propaganda yapar; ayrıca işçi cumhuriyetlerini boğmak için gönderilen askeri birlikler arasında bütün araçları kullanarak yasal ya da yasa dışı propaganda sürdürmelidirler.

15. Şimdiye kadar eski Sosyal Demokrat programlarını korumuş olan partiler, mümkün olan en kısa zamanda bu programlarını değiştirmek ve ülkelerinin özel koşullarına uygun yeni bir komünist programı Komünist Enternasyonal kararları doğrultusunda hazırlamakla yükümlüdürler. Kural olarak, Komünist Enternasyonal’e üye bütün partilerin programlarının, Komünist Enternasyonal’in olağan kongresi veya Yürütme Komitesi tarafından onaylanması gereklidir. Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesinin bir partinin programını onaylamaması durumunda, söz konusu partinin Komünist Enternasyonal Kongresi’ne başvurma hakkı vardır.
16. Komünist Enternasyonal Kongresi’nin ve Yürütme Komitesinin bütün kararları, Komünist Enternasyonal’e üye olan bütün partiler için bağlayıcıdır. En keskin iç savaş koşullarında faaliyet gösteren Komünist Enternasyonal, II. Enternasyonal’de olduğundan çok daha fazla merkeziyetçi bir tarzda örgütlenmek zorundadır. Komünist Enternasyonal ve onun Yürütme Komitesi doğal olarak, ayrı ayrı partilerin, içinde mücadele ettikleri ve faaliyet gösterdikleri çok farklı koşulları hesaba katmak ve genelde geçerli olacak kararları, ancak böyle kararlar almanın mümkün olduğu sorunlarda almak durumundadırlar.17. Bununla bağlantılı olarak, Komünist Enternasyonal’e üye olmak isteyen bütün partiler, adlarını değiştirmek zorundadırlar. Komünist Enternasyonal’e üye olmak isteyen her parti, ‘Şu ya da bu ülkenin Komünist Partisi (Komünist Enternasyonal Seksiyonu)’ adını taşımak zorundadır. Adlandırma sorunu sadece biçimsel bir sorun değil, son derece önemli bir siyasal sorundur. Komünist Enternasyonal, bütün burjuva dünyasına ve sarı Sosyal Demokrat partilere savaş açmıştır. Komünist partilerle, işçi sınıfına ihanet etmiş eski resmi “Sosyal Demokrat” veya “Sosyalist” partiler arasındaki farkın her basit emekçinin kafasında açığa çıkması zorunludur.  
18. Bütün ülkelerin partilerinin önde gelen basın organları, Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesinin bütün önemli resmi belgelerini yayınlamakla yükümlüdürler.

19. Komünist Enternasyonali üye olan ya da katılmak için başvuran bütün partiler, mümkün olduğu kadar çabuk, ama en geç Komünist Enternasyonal’in II. Kongresi’nden sonraki 4 ay içinde, olağanüstü bir kongre toplamak ve bütün bu koşulların yerine getirilip getirilmediğini araştırmakla yükümlüdürler. Bu arada, merkezler, bütün yerel örgütlerin, Komünist Enternasyonal II. Kongre kararlarını öğrenmesi için çalışmalıdır.

20. Şimdi Komünist Enternasyonal’e katılmak isteyen ama şimdiye kadarki taktiklerini radikal biçimde değiştirmemiş bulunan partiler, Komünist Enternasyonal’e katılmadan önce, merkez komitelerindeki ve bütün önemli merkezi kurumlarındaki üyelerin en az üçte ikisinin, Komünist Enternasyonal II. Kongresinden önce, partinin Komünist Enternasyonal’e katılması yönünde açıkça görüş belirtmiş yoldaşlarından oluşmasını sağlamalıdırlar. İstisnaları kabul edip etmemek Komünist Enternasyonal Yürütme Komitesinin onayına bağlıdır. Komünist Enternasyonal Yürütmesi, 7. maddede sözü geçen Merkez çizgisi temsilcilerinin durumu için de istisnaları kabul etme yetkisine sahiptir.

21. Komünist Enternasyonal tarafından konulan koşulları ve ilkeleri temelden reddeden parti üyelerinin partiden çıkartılması gerekir.

Aynı şey olağanüstü parti kongresi delegeleri için de geçerlidir.

Kaynak : 3, Enternasyonal 1919–1943 Çeviren:. Ümit Kıvanç Belge yayınları sf. 21–35
internet Kaynak Stalin Arşivi



__________________

Bu ileti en son spartakus tarafından 23.12.2014- 01:04 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Enternasyonal
 »  Komünist Enternasyonal ( Komintern)

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör komünist ile enternasyonal komünist farkı nedir yura 31 5616 19.08.2015- 14:45
Konu Klasör Komünist enternasyonal üzerine... melnur 6 296 28.04.2018- 10:12
Konu Klasör Liberal mi, demokrat mı, enternasyonal komünist mi? melnur 1 492 27.11.2017- 11:52
Konu Klasör Enternasyonal melnur 0 1372 05.08.2013- 00:16
Konu Klasör İkinci Enternasyonal spartakus 1 1638 21.12.2014- 22:08

Etiketler   Komünist,   Enternasyonal,   Komintern


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör komünist ile enternasyonal komünist farkı nedir yura 31 5616 19.08.2015- 14:45
Konu Klasör Komünist enternasyonal üzerine... melnur 6 296 28.04.2018- 10:12
Konu Klasör Liberal mi, demokrat mı, enternasyonal komünist mi? melnur 1 492 27.11.2017- 11:52
Konu Klasör Enternasyonal melnur 0 1372 05.08.2013- 00:16
Konu Klasör İkinci Enternasyonal spartakus 1 1638 21.12.2014- 22:08

Etiketler   Komünist,   Enternasyonal,   Komintern


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS