Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Marksist Çözümlemeler
 »  Milliyetçilik ve yurtseverlik üzerine...

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 3 Sayfa:   «ilk   <   1   2   [3] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 22.08.2017- 18:16
Alıntı yaparak cevapla  


Erdoğan komünistlere 'vatan haini' demiş. Biz de sözümüzü söylemiş olalım:

"Vatan hainliği ülkeyi yağmalamaktır. Vatan hainliği NATO'culuktur. Vatan hainliği komşu ülkelerin içişlerine karışmaktır. Vatan hainliği uluslararası tekellere teslim olmaktır. Vatan hainliği ABD ile stratejik ortaklıktır. Vatan hainliği ülkeyi cemaatlere yönettirmeye kalkmaktır. Vatan hainliği vatanı geriye götürmektir."

Kemal Okuyan/ Erdoğan'ın açıklamasına komünistlerden yanıt.

http://haber.sol.org.tr/toplum/erdoganin-aciklamasina-komunistlerden-yanit-geldi-207076



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 22.08.2017- 18:17 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 26.09.2017- 16:58
Alıntı yaparak cevapla  


Milliyetçiliği sizden öğrenecek değiliz
Kemal Okuyan



Milliyetçilik nedir?

Kimileri “yurdunu sevmek” olarak tarif edebilir, kendisini böyle bir tanımın içine yerleştirebilir ama bu son tahlilde kişisel ve pek gerçekçi olmayan fotoğrafıdır milliyetçiliğin. Milliyetçiliğe bugün “masum” bir içerik kazandırmaya çalışanların sığındığı bir limandır onu yurdunu sevmekle, hatta daha yerleşik bir kavram olan yurtseverlikle karıştırmak, hatta özdeşleştirmek…

“Ben ülkemi seviyorum, bu nedenle milliyetçiyim…” Çok iyi niyetli ama milliyetçilik bu değil! Çok basitleştirecek olursak, milliyetçilik kendi ülkenin çıkarlarını başka ülkelerin çıkarlarına üstün tutmaktır.

Bu iyi bir şey midir? Hayır, bu iyi bir şey değildir.

“Ne var bunda, böyle bir dünyada kendi ülkenin çıkarlarını başka ülkelerin çıkarlarına üstün tutmadan ayakta kalamazsın” denebilir.

“Böyle bir dünya”…

Neyi kastediyoruz?

Güçlünün güçsüzü ezdiği, onu sömürdüğü bir dünya!

O halde, ezdirmeyelim, güçlü olalım, biz başkasının tepesine çıkalım. Milliyetçilik budur, buna çıkar.

“Böyle bir dünya” tasvirinde yer alan dünyayı değiştirme iradesi göstermiyorsanız, kendi ülkenizin çıkarlarını öne yazmanın tek sonucu, başkalarına zarar vermektir.

“Böyle bir dünya”da herkes kazanmaz, kazanamaz. Çünkü bu dünya eşitsizlikler, adaletsizlikler üzerine kurulmuştur.

Ama bu dünyadaki eşitsizliklerin temelinde ülkeler arasındaki eşitsizlik yoktur. Bu dünyanın adaletsizliği ve eşitsizliği, insanlığın ancak çok küçük bir bölümünü oluşturan sömürücü bir sınıfın var olmasından kaynaklanmaktadır. Ülkeler arası eşitsizlik de bunun uzantısıdır. Sömürücüler ABD’de vardır, İngiltere’de vardır, Fransa’da vardır, Almanya’da vardır ama Türkiye’de de vardır. Daha yoksul bölgelere gidelim; Sudan’da, Nijerya’da, Tacikistan’da ya da Afganistan’da da aynı emek hırsızı, zorba sınıf vardır ve bunlar yönetimdedir.

Bu alçak sömürücü sınıf dünyanın her ülkesinde kendi çıkarlarını “ülke çıkarı”, “ulusal çıkar” diye yutturabildiği için (de) iktidarını sürdürebilmektedir. Milliyetçilik halka bu zokanın yutturulması için en etkili silahlardan biridir.

Emekçi bir insanın zihninde ve yüreğinde milliyetçilik kendisini sömüren patronu bir başka ulusun yoksuluna tercih etme talihsizliğidir.

Ya da, başka ulusların sömürücülerinden nefret ederken kendi sömürücülerine iltimas geçmek…

Bu şöyle bir şey; Barzani’yi petrol zengini aşiret reisi diye aşağılayıp Koç ailesinin kasasından taşan servete “helal” damgası vurmak!

Milliyetçilikle yurtseverlik birbirine çok uzaktır; milliyetçilik kendi sömürücülerini aklama, onları kayırmakken, yurtseverlik ülkeyi yerli ve yabancı sömürücülerden temizleme iradesidir.

İnsanlığın her yerde ihtiyacı budur.

Ülkesini gerçekten seven, yurdunu gerçekten seven biri o toprakların adaletsizlikle, hırsızlıkla, zorbalıkla, haksızlıkla kirletilmesine göz yummaz.

Biraz açalım mı?

Angola “zengin” bir Afrika ülkesidir. Zengin derken, halkı çoklukla yoksuldur da ülkenin doğal zenginlikleri göz kamaştırıcıdır: Altın ve petrol!

Burası asırlarca Portekiz’in sömürgesiydi, pis sömürgeciler burayı yağmaladılar, hele petrol çağında Angola iyice kıymete bindi, Angola kıymete bindikçe Angola’nın yerli halkının üstüne binen yük de arttı. Sonra isyan etmeye karar verdiler, silaha sarıldılar. Portekiz sömürgeciliğinin tükenişine damga vuran örneklerden biriyidi Angola Kurtuluş Savaşı. Öne çıkan örgüt MPLA idi; Sovyetler Birliği’nin ve Küba’nın desteğini aldı, Portekizli sömürücüler kovuldu, bütün kritik sektörler devletleştirildi, Angola halkı eğitim, sağlık ve adaletle tanıştı, modern kentler ortaya çıktı.

1990’lar geldi ve Sovyetler Birliği yıkıldı, dünyayı kirleten piyasacı güçler altın ve petrole hükmeden Angola’nın şanlı gerilla hareketinden kalma yöneticilerini bir bir satın almaya başladı; çürüme bir anda yayıldı ve birkaç yılda ahlaksız mı ahlaksız sömürücü bir sınıf ortaya çıktı. Ülkenin devrimci kurtuluşunun simgesi olan bayrağı bile değiştirmeye tenezzül etmediler, aslında ezilenlerin simgesi olan çark ve palayı kullanmak işlerine geliyordu, bu da bir “milliyetçilik”ti. Kendileri milyarlarla oynarken, aç ve yoksul Angola halkı “aynı bayrağa” tapıyordu. Çark emekçilerin kurtuluşunu değil Angolalı zenginlerin kâr makinesini tasvir ediyordu; pala kırsaldaki yoksul siyahların silahı değil adaletsiz bir rejimin copuydu, tankıydı, topuydu gayri…

Ben bu yeni sömürücü sınıfın üyelerini Portekiz’de görmüştüm. Sekiz kapılı limuzinlerden inen semirmiş siyahlardı bunlar, boyunları eğilmişti taktıkları kalın altın kolyelerin ağırlığından. Yıllardır kendilerini sömüren beyazlardan intikam alırcasına yatırım yapıyorlardı Portekiz’de. Beyaz siyahı sömürmüyordu da, siyah kendi renginden olanlarla beraber beyazları da sömürüyordu.

İnsanlık kara derili sömürücülere anlayış göstermeyenlerin, beyaz ya da siyah bütün sömürücü alçaklara karşı duranların elinde yükselecek.

Türk ya da Kürt ya da Arap veya Yunanlı…

Bütün halkların kardeşliği…

Peki bunu sağlayacak olan ne?

Eşitlikçi bir düzen. Başkası olmuyor. Emperyalizme karşı mücadele, Türkiye artık kaynak aktarmasın, başka ülkelerin sırtına binsin kalleşliğiyle yapılıyorsa zaten emperyalizme karşı mücadele değildir.

Ya da bağımsızlık?..

21. yüzyılda sömürücü sınıflara yaslanan hiçbir bağımsızlık hareketi insanlığa hizmet etmez. Neymiş, böyle bir ilke varmış!

Bugün devrimciliğin tek ilkesi sömürücülere karşı mücadele etmektir.

Koç ya da Sabancı’ya ve bu ülkenin sırtına binmiş bilimum sömürücülere duyduğumuz öfkeyi Barzani’den esirgemeyiz. Zamanında sırf Kürt sorununu “çözecek” diye Erdoğan’a “demokrat”, “özgürlükçü”, “reformcu”, hatta “devrimci” sıfatlarını yakıştıranlardan öğrenecek değiliz milliyetçilik nedir, enternasyonalizm nedir, Marksizm nedir…

Evet, Orhan Gökdemir’in yazdığı gibi Barzanistan’a da Tayyibistan’a da karşıyız.


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 16.12.2017- 00:50
Alıntı yaparak cevapla  


Resim Ekleme

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 30.01.2018- 07:23
Alıntı yaparak cevapla  


Yurtseverlikle milliyetçilik arasındaki farkı anlamadınız mı?

Kemal Okuyan




Yıl 1936. Avrupa’da ırkçılık ve faşizm yükselişe geçmiş. İtalya, Almanya, Avusturya teslim olmuş. İspanya’da faşistler cumhuriyetçilere karşı “kutsal savaş” ilan etmiş. Milliyetçilik her tarafı kirletir hale gelmiş. ABD’de siyahlara karşı ayrımcılık had safhada.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde ise aynı yıl insanlık tarihinin en özgürlükçü belgelerinden biri, yeni Anayasa yürürlüğe giriyor.

Sosyalizm ırkçılığı yasaklar, savaş propagandasını yasaklar, faşizmin lafı bile olmaz.

İşte tam bu sırada Sovyetler Birliği’nde bir şarkı yazılır ve hızla popülerleşir. Müziği İsak Dunayevskiy’e sözleri Lebedev Kumaç’a ait olan Anavatan Şarkısı, bir epik övgüdür, insanın ülkesinden gurur duyması, vatanını sevmesi, onu gerektiğinde savunması için akla gelebilecek ne varsa bu şarkıya içerilmiştir.

Benim ülkem geniştir / Ormanı, ovası, nehirleri çoktur / Benzer bir ülke olduğunu sanmam / İnsanın bu denli özgürce soluk aldığı…

Böyle başlar ve şöyle sonlanır:

Kaşlarımızı çatarız / Eğer düşman bizi kırmak isterse / bir aşık gibi sever/ şefkatli bir ana gibi savunuruz anavatanı

Yıl 2018. Rusya’da bu şarkı hâlâ söyleniyor. Devasa konser salonlarında, miting meydanlarında, resmi törenlerde insanlar ayağa kalkıyor ve Rus bayraklarını sallaya sallaya duygulanıyor, ülkelerinin ne kadar büyük, ormanlarının ne kadar çok, akarsularının ne kadar geniş olduğunu düşünüp coşuyor ve dış düşmana karşı kenetleniyorlar! (1)

Ülkeleri dünyada gelir adaletsizliğinin zirvesine yerleşmiş, evsiz insanlar sokaklarda donarak ölüyormuş, üniversite mezunu kadınlar fuhuşa yöneliyormuş; ne gam. Bunların önemi yok, “ordumuz herkesi yener” nasılsa!

Milliyetçilik bu.

Peki yurtseverlik?

Sovyetler Birliği 1991’de yıkıldıktan sonra sözünü ettiğimiz şarkıdan birkaç kıta atıldı, deyim yerindeyse toplumun hafızasından silindi.

Ne mi vardı “istenmeyen” bölümlerinde bu şarkının?

Örneğin… Sofrada herkese yer bulunur/ herkes yeteneğinin karşılığını alır /

Örneğin… Öğrenme, dinlenme ve çalışma / insanın her daim hakkıdır.

Yok… Bu sözler asla ve asla söylenmiyor. Geniş ormanlar, nehirler, ovalar ve düşmana karşı kararlılık. Bu kadar!

Demek ki bugünkü Rusya sofrada herkese yer olduğu düşüncesinden, böyle bir toplum projesinden rahatsızlık duyuyor.

Demek ki insanların emeğinin karşılığını almasına şarkılarda bile tahammül yok.

Demek ki herkesin öğrenme, çalışma ve dinlenme hakkının olduğu gerçeğini kimsenin duyması istenmiyor.

Bu şarkı bir Amerikalı beyaz kadının doğurduğu siyah bebeğin sosyalist toplum tarafından nasıl sahiplenildiğini anlatan Sirk adlı filmde kullanılmıştı. (2)

Sonra bir Amerikalı siyah şarkıcı, Paul Robeson bu şarkıyı, o ırkçılık karşıtı bölümü özellikle vurgulayarak Rusça söylemiş, Amerikalılara “beni rengimden dolayı dışlamayan, beni bir siyah olarak bağrına basan bir düzen kuruldu” demiştir. (3)

-Yoldaş- bizim gurur sözcüğümüzdür / bütün güzel sözcüklerden daha değerlidir / onunla her yer evimizdir / onunla siyah ya da renkli yoktur / herkes bu sözcüğü bilir / onunla her yerde akrabamız bulunur bizim

Bu kısmı da bugünün Rusyası’nda “bazen” söylenmektedir.

Demek ki bugünkü Rusya herkesin kardeş olduğu fikrine, insanların ırk ve etnik kökenlerine göre ayrımcılığa uğramaması gerektiğine o kadar da inanmıyor.

Oysa bunlar tanktan, tüfekten, geniş topraklardan övünmenin çok daha ötesi, çok daha fazlasıdır. Ya da tank-tüfek insani değerleri savunmak içinse onlarla ancak o zaman övünülür; geniş topraklarda o değerler yaşatılıyorsa bundan ancak o zaman gurur duyulur.

Yurtseverlik gelişkin değerler yaratmak, o değerleri geliştirip savunmak, iyiyi ve güzeli üreten ya da üretecek olan memleketini sevmektir.

İnsanların eşitliği, kardeşliği soylu fikirlerdir. Eğer bu fikirler ülkende bir toplum yasası haline geldiyse ülkenle övünürsün; “benim ülkemin yanlışlarını dahi, suçlarını dahi savunurum” demekse sığ, ilkel ve çoğu kez son derece tehlikeli bir yaklaşımdır.

Evet, milliyetçilikle yurtseverlik arasındaki fark budur.

Milliyetçilik “gerekirse benim hırsızım, benim zorbam, benim sömürücümle bir olurum çünkü sonuçta o benimdir” demektir.

Yurtseverlik ise hep dediğimiz gibi ülkeyi “hırsızlardan, zorbalardan, sömürücülerden temizleme, ülkenin ormanlarını, akarsularını, topraklarını kirlilikten koruma iradesidir.”

Her yerde ve Türkiye’de.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/yurtseverlikle-milliyetcilik-arasindaki-farki-anlamadiniz-mi-226826



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 30.01.2018- 07:26 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 06.02.2018- 15:41
Alıntı yaparak cevapla  


Demek ki, milliyetçilikle yurtseverlik arasında nasıl bir fark varmış; çok sadeleştirirsek şöyle: Milliyetçilik “gerekirse benim hırsızım, benim zorbam, benim sömürücümle bir olurum çünkü sonuçta o benimdir” demektir.

Yurtseverlik ise hep dediğimiz gibi ülkeyi “hırsızlardan, zorbalardan, sömürücülerden temizleme, ülkenin ormanlarını, akarsularını, topraklarını kirlilikten koruma iradesidir.”


Ne söylersen söyle, ne yazarsan yaz bu çıplak gerçek anlaşılamıyorsa ortada derin bir algı sorunu var. ''Sen öyle diyorsun ama, gerçekte öyle değil, milliyetçilik neyse yurtseverlik odur.'' diyerek bir şeyler yazmaya çalışmak tek başına monolog yapmak kendi kendine ilgisiz bir şeyler söylemektir.

''Milliyetçilik yurtseverlik burjuva kavramlar''

Birisi de böyle demişti.

''İçeriğine bak, farklı şeyler söylüyorum. Bunu anlayabilmek bu kadar zor mu?''

''Kafana göre değiştiremezsin'' diye yanıt vermişti.

''İçeriğine göre değerlendiremeyeceksem, o zaman eşitlik, özgürlük ve kardeşlik de demeyelim; bunlar da Fransız devriminin kavramları, sloganı değil mi? Üstelik bunları en çok da sen kullanıyorsun?''

Yanıt yok.Tartışma orada bitmişti.

Ezberlerden arınmak gerek. Ezberlerle, yüzeysel yorumlayışlarla konuları anlayabilmek ve çözümleme yapabilmek mümkün değildir. Biz bu toprakları, bu coğrafyayı, çalışan, yorgun ve yoksunlukla mücadele eden insanları seviyoruz. Bu ülke bizim, bu memleket bizim. Ve biz bu ülke kendi sömürücülerimize karşı çıkacağız, işçi sınıfımız ve emekçi halkımızla birlikte bu ülkede aydınlık günlerin iktidarını kuracağız. Onun için yurtseveriz.

Bu yurt parçası   üzerinde bir iddiamız olduğu için yurtseveriz!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 03.03.2018- 09:32
Alıntı yaparak cevapla  


''Milliyetçilik nerede adaletsizliğe, eşitsizliğe, zorbalığa karşı bir öfke varsa, o öfkeyi başka yerlere yönlendirmeye yarar.

Milliyetçilik yoksulların kendilerini sömüreni, hırsızı değil de kendileri gibi olanı düşman bellemesine yarar.

Sonra milliyetçilik enerji kaynaklarını ele geçirmek, yeni pazar ve yatırım alanlarına ulaşmak için birbirleriyle kıyasıya mücadeleye giren uluslararası tekellerin çıkarları için yoksul insanların tümen tümen saf tutmasına yarar.

Bir de en hazini, milliyetçilik en güçlü emperyalist ülkelerin kendi hakimiyetlerini sürdürmek için “bir ötekinden üstün olduğu”nu düşünen ulusları birbirine karşı kullanmalarına yarar.

Tersi sanılır ama dünyada milliyetçiliklerden son tahlilde en fazla yararlanan Amerika Birleşik Devletleri’dir.

Milliyetçilik, başka ülkelerin milliyetçilik hakkını meşru bulmayan, en azından hakir gören tuhaf bir ideolojidir.

Hep dediğimiz gibi yurtseverlikle bir ilgisi yoktur. Yurtseverlik yüceltir, milliyetçilik süründürür.''

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/bogazlayin-birbirinizi-ki-elalem-keyif-sursun-230202



Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.980
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 27.05.2018- 11:15
Alıntı yaparak cevapla  


Resim Ekleme

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 3 Sayfa:   «ilk   <   1   2   [3] 



Forum Ana Sayfası  »  Marksist Çözümlemeler
 »  Milliyetçilik ve yurtseverlik üzerine...

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Milliyetçilik ve yurtseverlik ilkay 0 2732 18.03.2014- 21:41
Konu Klasör Yeniden "yurtseverlik" üzerine... melnur 9 5395 10.11.2014- 18:35
Konu Klasör Milliyetçilik melnur 0 898 13.08.2013- 19:43
Konu Klasör Milliyetçilik melnur 1 1304 13.09.2013- 17:33
Konu Klasör Sosyalizm ve milliyetçilik melnur 8 2582 24.06.2015- 19:34

Etiketler   Milliyetçilik,   yurtseverlik,   üzerine.


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Milliyetçilik ve yurtseverlik ilkay 0 2732 18.03.2014- 21:41
Konu Klasör Yeniden "yurtseverlik" üzerine... melnur 9 5395 10.11.2014- 18:35
Konu Klasör Milliyetçilik melnur 0 898 13.08.2013- 19:43
Konu Klasör Milliyetçilik melnur 1 1304 13.09.2013- 17:33
Konu Klasör Sosyalizm ve milliyetçilik melnur 8 2582 24.06.2015- 19:34

Etiketler   Milliyetçilik,   yurtseverlik,   üzerine.


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS