Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Sözde sol-sosyalist forumlar...
 »  Sn.VEDA yine döktürmüş!

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 3 Sayfa:   «ilk   <   1   2   [3] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 4.933
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 28.08.2017- 21:50
Alıntı yaparak cevapla  


[
 Alıntı Çizelgesi: melnur yazmış

Şu soruyu kendimize soralım: ''Neden böyle oluyor?'', Neden kimilerinin dilinde gereksiz bir ''ulusalcılık'', Nasyonal sosyalizm'', ulusolculuk'' ve bunları tamlayan bir ''enternasyonal komünistlik'' pelesenk haline geliyor?

Üzerinde düşünülmesi gerekmiyor mu?
Ve bu tür yazı ve yorumlarda asıl önemsenmesi gereken konunun bu yanı değil mi?
Evet, eskiye oranla bir tavsama olsa da, neden hala bu tür absurd ve yani hiçbir gerçekliği bulunmayan yorumlarla karşılaşıyoruz?

Neden?




1980 faşizmi solun üzerinden silindir gibi geçti. Türkiye hemen hemen bir açık hava hapishanesine döndü. Katliamlar, işkenceler, baskılar ve sonrasında solun hayat damarlarının kopartılması ve bunun üzerine gelen reel sosyalizmin çözülüşü -defalarca yinelediğimiz gibi- solun toplum ile bağını gevşetti ve hemen hemen yok etti. Türkiye solunun gerilediği, savrulduğu bir dönemdi o dönem ve aynı zamanda kürt ulusalcılığının yükselişe geçtiği dönemdi. Dönenler çok oldu. Ulusalcılık, liberalizm, kuyrukçuluk solun içine bir hançer gibi girdi. Yukarıda sözü edilen tanımlamalar işte bu savrulmanın kuyrukçu tiplerdeki ezberlerden başka bir şey değildir.Buna ek olarak ''enternasyonal komünistlik'' sözünü de eklemek gerek.

Solun gerilediği ve kürt hareketinin yükselişe geçtiği dönem, özellikle AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılından itibaren, -hatırlayın- liberal, dinci dönek ve kürtçü aydınlardan oluşmuş bir ittifak hemen her gün çeşitli kanallarda demokrasinin erdeminden söz eder hale gelmişlerdi. Buna bir kısım sözde sol da destek veriyordu. Birikimci Laçiner'den Troçkist geçinen kişi ve partilere kadar bir kısım sözde sol AKP'nin Türkiye'ye demokrasi getireciğini ve hatta bu süreçle burjuva devriminin tamamlanabileceği imasında da bulunuyorlardı. Çok zaman geçmedi üzerinden AKP askeri vesayeti kaldıracaktı ve Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarıyla da ülkeye özgürlükler getirecekti. Ve tabi bu yolla kürtler de özgür olacaktı. Kürt halkı özgürleşecekti!

Ne hayallerdi ama!

İşte o hayallerle karşı çıkan bir siyasi parti vardı ülkede: TKP!

Oyun bozucuydu,AKP'yle uğraşmaktan başka bir şey bilmiyordu. Memleket kürt hareketinin arkasında, sağında solunda yer almışken, evet, oyun bozucuydu. Adında komünist sözcüğü vardı ama komünistler gibi davranmıyordu. Ülke AKP yönetiminde gelişmiş bir Avrupa ülkesi olma yönünde adımlar atıyorken, AB girme yolunda Ankara'da hem de gündüz havai fişek gösterileri yapılıyorken bu TKP bir enternasyonalist parti gibi davranmıyordu. Sosyalşovendi, ulusolcuydu, ulusalcıydı, Kemalistti ve hatta neofaşistti.

Böyle diyorlardı.

Birbirlerinin ezberlerini yinelemenin solculuk olduğu dönemlerdi o dönemler. Kürt ulusalcılığına biat etmek UKKTH olarak nitelenirdi. AKP ile el ele kol kola olmak demokrat olmanın gereğini aşmış, solcu olmamnın bir gereği hale gelmişti. Kürt hareketi AKP ile ülkeyi mi demokratlaştıracak, yukardaki ittifak siyasi anlayışına göre destek veriyor ve buna çeşitli kılıflar uyduruyordu. Liberallere göre bu yolla ülke demokrasiye ulaşacaktı, kuyrukçu tiplere göre UKKTH bunu emrediyordu.

Hepsi oradaydılar!

Ve orada olan sözde solcular ( Birikimciler, Trokistler, internetin kuyrukçu tipleri ve tabii ki baş aktörlerden biri olan VEDA) da kuyrukçuluklarına soldan anlam katmaya çalışıyorlardı. VEDA hemen hemen her başlıkta cebinden çıkardığı ''uygun'' Lenin alıntılarıyla enternasyonalist(!) olmanın gereğini yapıyordu.

Enternasyonalist komünist ve ulusalcılık o dönemlerden kalmaydı!

Kürt hareketinin sağında solunda ve arkasında olan, kürt hareketi nasıl bir tutum alırsa o siyasi konumlanışı benimseyen ( boykotsa boykot; oy ise oy) bu tipler kürt hareketine biat etmeyen hemen her kesimi de ulusalcı, sosyalşoven, ve hatta neo-faşist olarak nitelemekten asla çekinmediler.

Devir değişti! Ne kadar değiştiyse artık! Kürt hareketi illegal ve legal yapılarıyla birlikte AKP karşıtı bir pozisyondalar. ''Çözerse AKP çözer'' tutumundan, ''AKP dinci faşist bir parti'' noktasına geldiler. (Kürt hareketinin sanaldaki sempatizanları da şaşkınlık içinde. Ama hiç kuşkum yok, Erdoğan kendince gerekli görsün, biraz kapıyı aralasın, tekrar eski tas eski hamam durumu ortaya çıkacaktır. ) Ama alışkanlıklardan kurtulmak kolay olmuyor. Dünün kürt hareketinin etrafında kümelenenler ve Türkiye'ye ve bölgeye ve dünyaya kürt hareketinin perspektifi ile bakmayı bir alışkanlık bir ezber haline getirenler ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar ve ''ben orda değildim'', ''ben kuyrukçu değilim'' deseler de o bataklığın çamurunu üzerlerin atmak hiç mümkün olmayacak.!

İşte o dil, o dönemin dili!

Birileri hala o dili kullanıyor.!
Birileri hala o günlerdeki gibi sabah akşam sola küfrediyor

Türkiye bu insanlar, bu siyasetler yüzünden nerelere geldi ve hala bu sanalın hokkabazları sırf kendi egolarını tatmin etme adına aynı ezberleri yineleyip duruyorlar. Üstelik olanın bitenin de farkında olmadan!

Ne acı!




__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 28.08.2017- 21:53 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 4.933
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 28.08.2017- 22:01
Alıntı yaparak cevapla  


Şunu da eklemek gerekiyor. Sanalın kuyrukçuları o zaman da ne yaptıklarının farkında değillerdi, şimdi de ne yaptıklarının farkında değiller. Bu tipler çoğunlukla da 12 Eylül öncesini görmüş ve bir ölçüde yaşamış kişiler. Bu durum onlara bir üstünlük vermiş gibi davranıyorlar. Daha doğrusu ( sanalda) öyle davranıyorlardı. Sosyalist Forum'da toplanmışlar, kürt hareketinin pöpüler oluşunun da etkisiyle genç kürt milliyetçilerinin gururlarını okşamak ve onlara akıllarınca soldan ''ideolojik destek'' vermek bu tiplere keyif veriyordu. ''Abi'' denmesi, ve teşekkür butonunun çekiciliği(!) de cabası!

Konunun bu yanını da es geçmemek gerek!
Bir ara bu konuda da bir şeyler yazılabilir sanırım.


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 4.933
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 16.09.2017- 08:43
Alıntı yaparak cevapla  


VEDA döktürmeye devam ediyor:)

Şimdi TKP Atılım “Yeni Devlet” Tartışması ve Tatlı Su “SOL’cuları” başlıklı bir bildiri yayınlamış.

http://tkp-online.org/?q=content%2F%E2%80%9Cyeni-devlet%E2%80%9D-tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1-ve-tatl%C4%B1-su-%E2%80%9Csol%E2%80%99cular%C4%B1%E2%80%9D

Bildirinin içeriğine baktığımızda K.Okuyan TKP sine yönelik eleştiriler var.
Özellikle Okuyan TKP sinin ,AKP nin Devleti yıktığı,yeni bir Devlet kurduğu ile ilgili tezine bir karşı çıkış var.

“AKP 1923 Cumhuriyeti’ni yıkan partidir…… AKP yeni bir devlet kuramamıştır” diyorlar. Demek ki AKP’nin 1923’de oluşan devlet yapısını yıktığını iddia ediyorlar. Bize göre yıkılan bir devlet yok. Dolayısıyla yeni bir devlet kurulması da söz konusu değil. AKP ve Saray, Avrasyacı Ergenekoncu Kemalist güçler ile anlaşarak, onlardan özür dileyerek, kurduğu ittifak ile karşılıklı tavizler temelinde birlikte yürümeye devam ediyorlar.”

Bu saptamaya katılmamak olası değil.
Defalarca dile getirdik,Devlet toplumda sınıfların ortaya çıkmasıyla varlık bulan,sınıfların ortadan kaldırılmasıyla da   sönümlenerek,ortadan kalkacak bir olgu.

Kısaca ortada yıkılan bir DEVLET ve de bu bağlam da kurulan bir DEVLET yok!
Var olan,Sermayenin geldiği bu evrede,kendini yeniden üretmek için gereksinim duyduğu yeni bir egemenlik biçimi ve bu doğrultuda Devletin yeniden bu koşullara göre yapılandırılması.

Bildirinin kalan bölümünde ise Okuyan TKP sinin Devlet icazetli bir parti olduğundan bahisle TKP adının Devlet eliyle gaspından söz ediliyor.

TKP Atılımcıların anlaşılan akılları yeni başlarına gelmiş.
Bu isim Devletin Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ile yapılan pazarlıklar sonucu alındığında,biz bunları dile getirirken aklınız neredeydi?

Hadi onu geçtik;Okuyan TKP sinin TKP ismini almasına haklı olarak karşısınız.
Peki bu versiyonlardan Erkan Baş’ın TKP sinin TKP ismini almasında neden sesiniz çıkmıyor.

Sn Demirtaş TKP nin 97 yılını kutlarken TKP yi bu nedenle kutladı,ama hangi TKP olduğunu belirtmedi.
İleri Haber hemen bunu haber yaparak bu kutlamayı ve TKP ismini sahiplendi.
İleri Haber'in Erkan Baş TKP sinin yayın organı olduğunu bilmeyen yok!

Neden bu konuda SESSİZ KALDINIZ?
Nedir bu çifte standart?

Siyasette SAMİMİYET VE İLKELİ OLMAK temel düsturdur,tabiî ki KOMÜNİST SİYASETTE!


http://www.solplatform.biz/index.php?PHPSESSID=r93l7niqgd3bimn61f5gvc16q6&topic=4786.msg10866;topicseen#msg10866

Bir insanın bu kadar iddialı bir şekilde yazıp çizdiği bir platformda bir tane doğru yorumu bulunmaz mı?

Gerçekten şaşırıyorum; siyaset bu kadar zor ve anlaşılmaz bir şey mi?



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 16.09.2017- 08:56 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 4.933
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: Dün, 17:11
Alıntı yaparak cevapla  


Evet, insanın tek bir doğru yorumu bile olmaz mı? Şimdi de kalkmış Barzanistan referandumu bağlamında ''Bizler UKKTH ni amasız ve fakatsız savunurken,bu hakkın kullanımı gündeme geldiğinde ,savunudaki amasızlık ve fakatsızlık yerini ama ve fakata bırakır.'' demiş Barzani ve Referandum başlıklı yorumunda ve eklemiş: ''Baştan beri söylediğimiz, Komünistler’in   Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkını ayrılma hakkını da içerecek biçimde,amasız,fakatsız savunduğudur.''

Referansı da var: Her zamanki gibi DEMİRTAŞ! :)



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından Dün, 17:11 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 3 Sayfa:   «ilk   <   1   2   [3] 



Forum Ana Sayfası  »  Sözde sol-sosyalist forumlar...
 »  Sn.VEDA yine döktürmüş!

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sn.Veda'nın hezeyanları melnur 25 2613 19.10.2015- 19:04
Konu Klasör Kaçak'dan Veda... Kaçak 6 1103 06.10.2013- 12:44
Konu Klasör SP'den VEDA'ya göre sosyalizm... melnur 16 1495 06.02.2017- 15:30
Konu Klasör EF,SP forumları ve suat Veda owert 401 27787 14.01.2016- 19:52
Konu Klasör Sn.Veda'nın ''bilimsel sosyalizm'' anlayışı... melnur 33 2316 04.08.2017- 20:54

Etiketler   Sn.VEDA,   yine,   döktürmüş


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sn.Veda'nın hezeyanları melnur 25 2613 19.10.2015- 19:04
Konu Klasör Kaçak'dan Veda... Kaçak 6 1103 06.10.2013- 12:44
Konu Klasör SP'den VEDA'ya göre sosyalizm... melnur 16 1495 06.02.2017- 15:30
Konu Klasör EF,SP forumları ve suat Veda owert 401 27787 14.01.2016- 19:52
Konu Klasör Sn.Veda'nın ''bilimsel sosyalizm'' anlayışı... melnur 33 2316 04.08.2017- 20:54

Etiketler   Sn.VEDA,   yine,   döktürmüş


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS