Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  TİP'in (HTKP'nin) seçimlerde HDP'yi desteklemesi!

Yeni Başlık  Cevap Yaz
TİP'in (HTKP'nin) seçimlerde HDP'yi desteklemesi!           (gösterim sayısı: 565)
Yazan Konu içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 12.05.2018- 08:57
Alıntı yaparak cevapla  


Bir önceki seçimlerde de benzer bir tavır sergilenmişti. HTKP HDP'yi desteklemiş, bazı yerelliklerde ( duyduğum kadarıyla) işbirliği içine girmiş ve bildirilerini dahi dağıtmıştı. Bu seçimlerde de HDP ve Demirtaş'ın destekleneceğini açıkladılar. Büyük olasılıkla somut birliktelikler içine de girilecek. Gerekçe olarak HDP'nin barajı aşmasına yardımcı olmak ve Demirtaş'ın mahkumiyeti gösteriliyor. Açıklama şöyle:

'' "Saray'a tamam, mücadeleye devam!" denilen açıklamada, "Tek adam diktatörlüğüne karşı barış ve kardeşlik mücadelesinin parçası olmuş ve milyonlarca yurttaşın oyuyla Meclis’e gönderilmiş olan Selahattin Demirtaş da Saray faşizminin doğrudan talimatı ve hukuksuz operasyonu ile tutuklanmış, siyaset yapma hakkı elinden alınmaya çalışılmıştır. Bu açıdan, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy tercihimiz Selahattin Demirtaş’tan yana olacaktır." ifadeleri kullanıldı.

'SARAY İTTİFAKI MECLİS'TE AZINLIĞA DÜŞÜRÜLMELİ'

TİP Kurucu Meclisi'nin "'Millet İttifakı' adıyla oluşturulan ittifaktan HDP’nin dışlanması da iktidarın elini güçlendirmektedir." dediği açıklamada, "Halklarımızın birlik ve kardeşlik içinde yaşamasını savunmak, faşizmin kurumsallaşmasına karşı en güçlü direniş cephelerinden biridir. Aynı zamanda HDP’nin barajı aşması halinde AKP-MHP ittifakının Meclis’te azınlık durumuna düşmesi güçlü bir olasılıktır. Bu açıdan, 24 Haziran’daki Milletvekilliği seçiminde oy tercihimiz HDP’den yana olacaktır."

http://ilerihaber.org/icerik/tip-24-haziran-secimlerindeki-tutumunu-acikladi-saraya-tamam-mucadeleye-devam-85252.html

TKP'den kopan HTKP'nin ( şimdilerde TİP olarak devam ediyor.) TKP (KP) ile arasında ideolojik bir farklılık olmadığını özellikle Kürt sorununda TKP'nin yaklaşımını aynen benimsediklerini söylediklerini biliyoruz. Ne var ki, böyle söylenmesine rağmen durumun hiç de böyle olmadığı daha kopuşun yaşandığı ilk dönemlerde bile ortaya çıkıyordu. Durum giderek daha belirgin bir hal aldı. HTKP nerdeyse Kürt hareketinin yasal partisi HDP olmadan hiçbir eylem ve söylem geliştiremez oldu.

24 Haziran seçimleri önemli. Gerçi öylesine bir ülke haline geldik ki, hemen her seçimde aynı şeyleri yineleyip duruyoruz. Evet, 24 Haziran seçimleri önemli. Erdoğan'ın komutasında bir karşı devrim süreci yaşanıyor ve cumhuriyet kazanımlarının büyük bir çoğunluğu da toplumsal ve siyasal yaşamdan soyutlanıyor. Bu seçimden elde edilecek ''meşruiyet'' ile de bu sürecin kurumlaşabilmesi yolunda adımlar atılacaktır. Bu yüzden seçime katılmak, Erdoğan karşısında bir eylem ve söylem geliştirmek, toplumun ilerici, laik ve yüzü sola dönük kesimlerine umut olabilmek, heyecanlarına coşku katmak, seslerine ses vermek önemli. Ama HTKP'nin (TİP'in) bunu yapmaya çalışırken farklı bir pozisyon içine girdiğini   görmekteyiz. Arkadaşlarımız hemen her seçim öncesinde uygun olduklarını düşündükleri gerekçelerle   ''şunu destekliyoruz, bunu destekliyoruz'' şeklindeki açıklamalar yapmakta ve parti de hep HDP olmakta! Bu tutumu garipsediğimi söyleyebilirim.

Komünist olduğu iddiasında bulunan bir partinin hemen hemen girdiği her seçimde açık seçik bir düzen partisini destekleme açıklamasını garipsiyorum. Seçimlere katılmamak bana ne kadar yanlış ve sonucunda sola-sosyalizme alan açmayacak bir eylem biçimi olarak geliyorsa, seçim önceleri de olsa bu tür destek açıklamalarını da yanlış buluyor ve bu tür siyasal tutumların sola-sosyalizme bir katkı sağlamadığını ve sağlamayacağını düşünüyorum. Yani, parti sanki kuyrukçu bir pozisyon aldı gibi bir görüntü çıkıyor ortaya ve belki de görüntünün ötesinde bir durum ve ilişki var.

Sosyalist solun tavrı bugüne kadar Erdoğan'ın ve AKP'nin şahsında cisimleştirdiği düzen karşıtlığını sürdürmeli(ydi). Hemen her seçimde yapabilmeli bunu. Geçenlerde Helvacıoğlu değinmişti boykot dışında daha üst boyutta bir mücadele önerilmiyor, örnekse alanların işgali söz konusu edilmiyorsa ve koşullar da buna uygun değilse,   boykot ve benzeri tutumların doğru olduğu iddia edilemez.

Filanca partinin desteklenme kararı alınması da bana doğru gelmiyor. Parti Erdoğan karşıtlığında pozisyon almanın gereği olarak üyesini serbest bıraksa ve böyle bir karar alsa zaten destek verilecek parti üyelerinin tercihi ile ortaya çıkacaktır. Hem böylelikle bu kuyrukçu görüntüden de kurtulacaktır. Tabi ilişki gerçekten bir görüntü ise, daha derin bir ilişki yok ise. ''Bir solcunun, bir sosyalistin Kürt hareketini destekleme ve ona kuyrukçuluk yapma gibi bir zorunluluğu var'' algısı özellikle sempatizan kitlede yaygınken, HTKP'nin (TİP'İn) bu tavrı bu algıyı güçlendirmekten başka bir işe yaramıyor. Seçim öncesinde kendisi seçime katılmayacaksa üyelerini serbest bırakabilir, üyesinin istediği partiyi bu arada HDP'yi seçmesini sağlayabilir. Böyle bir çözüm var.



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 23.05.2018- 07:56 tarihinde, toplamda 3 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 23.05.2018- 08:09
Alıntı yaparak cevapla  


Gerekçe AKP'nin işine yarar bir sonucun önüne geçilmesi ve HDP'nin barajı geçmesiymiş! Bir daha yinelemekte yarar var. Anketler HDP'nin sınırda olduğunu gösteriyor; barajı geçememe sorunu var. Bu durumda HDP'ye baraj atlatmak adına verilecek desteğin bir anlamı ve önemi var. Tabi bunu yaparken Erkan Baş'ın adaylığını da garipsediğimi söyleyebilirim. TKP'den ayrılan HTKP'nin bana verdiği ilk izlenim EMEPleşme şeklindeydi. Parti o yöne kayıyordu. Erkan Baş'ın vekilliği de de benzemiş; hayırlı olsun!

Evet, HDP desteği AKP karşıtlığıyla ilişkili ise bence bu destekten önce bir mutabakat gerekiyordu. Bu sadece HTKP (TİP) için de geçerli değil. HDP'ye verilen desteği bu gerekçeyle açıklamaya çalışan bütün siyasetler için geçerli. Bu yüzden destekten önce bir mutabakat gerekliydi. Tıpkı öncekiler gibi, AKP ile ''memleketi özgürleştirme'' gibi bir hayalin peşine düşülmeyecek ve AKP'ye alan açıcı bir destek verilmeyecek! Kürt hareketi bundan öncekiler gibi bir hataya düşmeyecek, ''çözerse Erdoğan çözer'' gibi bir saçmalığı dillendirmeyecek vb.

Sol bağımsız bir çizgide sınıf mücadelesinin gereğini yapabilmeli ve günceli okuması da sosyalist perspektif üzerinden yapılabilmeli. Yoksa, kuyrukçu bir tavrın ne sola bir yararı oluyor ne de Kürt hareketine!

Kafaları bulandırmaktan başka bir işe de yaramıyor!


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 27.05.2018- 11:03
Alıntı yaparak cevapla  


Erkan Baş HDP'den aday oldu. Sanırım İstanbul 2.bölge üçüncü sıradan. Onun 3.sıradan aday olması HDP'li Erol Katırcıoğlu'nun 4. sıraya düşmesine neden olmuş. Tepki koymuş ve şöyle bir açıklamada bulunmuş:

HDP'de liste tartışması: Ayrı bir dükkanım olsun ama HDP'den vekil olayım

''Partim beni ne olduğunu bir türlü anlayamadığım ve bize hiç yakışmadığını düşündüğüm ‘bileşen hukuku’ çerçevesinde İstanbul 1. Bölge 4. sıraya uygun bulmuş. Ne diyeyim? ‘Vatana ve millete’ hayırlı olsun” diyen Katırcıoğlu, konuyla ilgili Duvar'a açıklamada bulundu.

“Benim bu laflarım çok yanlış anlaşıldı. İtirazım şuydu: Bugün HDP’nin söylediği ve bunun dışındaki insanların ‘HDP şunu da söyleseydi’ dediği bir şey var mı? Eğer yoksa o zaman HDP’li olmak lazım. Ayrı bir dükkanım olsun, ayrı bir teşkilatım olsun ama HDP’nin içinden milletvekili olayım gibi bir yaklaşımın doğru olmadığını düşünüyorum" diyen Katırcıoğlu, "Benim o gün söylediğim sözlerim buna yönelikti. Çünkü anladığım kadarıyla 4. sıraya oturtulmamın sebebi bileşen hukuku çerçevesinde bir kararmış. Bunu daha önce de söyledim. Bir siyasi partide program vardır, tüzük vardır ve partinin teamülleri vardır. Ama bir başka partiden bir kişi buraya geldiği zaman o kişi partili olur. Dolayısıyla bunu öneriyorum. Özel ve küçük sol sosyalist partilere diyorum ki HDP’den farklı ne söylüyorsunuz? Eğer HDP’yle aynı şeyleri söylüyorsunuz buyrun HDP’nin içinde olun. Dışarıda durmanızın bir anlamı yok. Örneğin EMEP, ‘ben destekliyorum ama milletvekili meselesini seninle konuşmuyorum’ diyerek kendisine bir yol çizdi. Bütün siyasi partilere şunu söylemek istiyorum: Eğer söyleyecek farklı bir şeyiniz varsa söylemeye devam edin. Ama eğer söylediğiniz her şeyi HDP söylüyorsa o zaman HDP’li olun"

http://haber.sol.org.tr/turkiye/hdpde-liste-tartismasi-ayri-bir-dukkanim-olsun-ama-hdpden-vekil-olayim-238533



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 27.05.2018- 11:07 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 28.05.2018- 09:48
Alıntı yaparak cevapla  


Komünist olduğu iddiasında bulunan bir partinin Türkiye koşullarında ulusalcı bir partiye destek açıklamasını doğru bulmadığımı defalarca söylemiştim. En anlaşılabilir tutum karşıtlık açıklaması ve üyeleri ile sempatizanlarını o karşıtlığa kanalize etmesi ve neyi desteklemesi konusunda serbest bırakmasıdır. Örnekse AKP'yi geriletmek ve bunun için HDP'yi meclise sokarak AKP'nin daha az sayıda vekil çıkarmasını önlemek olarak açıklanan gerekçe   seçimlerden sonra içerik olarak gerçekleşmeyebilir. Veya o kararın ortaya çıkardığı koşullar solun içinde yer aldığı siyasi ve toplumsal alanı daha da daraltabilir, beklendiğinin tersine AKP'yi geriletmek yerine AKP'nin iktidarını daha da pekiştirecek bir ortamın oluşmasına yol açabilir. Bunlar yaşanmadı değil; Kürt hareketinin legal ve illegal örgütlerinin siyasi tercihleri, AKP ve sola yaklaşım biçimleri ne sola alan açtı, ne sosyalistlere yaradı ve ne de gericiliğin toplumsal ve siyasal alanda egemenlik kurması konusunda bir direncin meydana gelmesini sağladı. Gericiliğin toplumsallaşması konusunda AKP ile yarış içine gerildi. Gezi direnişi sırasında AKP'nin yanında ve direnenlerin karşısında bir tutum alındı. Kısaca Kürt hareketinin bu konuda Türkiye'nin aydınlık yüzünü umutlandıracak bir eylem ve söylem içine girdiği söylenemez. Böyle bir fotoğraf karşısında komünist olma iddiasında bulunan bir partinin   bir ulusalcı-milliyetçi harekete destek açıklaması çok da anlaşılabilir bir siyasal tutum olmasa gerek.

Ne var ki; HTKP, TİP ve Erkan Baş böyle düşünmüyor olabilir. TKP'den ayrılış sürecinden beri farklı bir siyaseti savunur hale geldiler. Ben o dönemde iki şey söylemiştim; birincisi EMEPleşme, diğeri de Erkan Baş'ın vekillik peşinde olduğu izlenimi vermesi... Bugünkü durum ikincinin doğruluğunu gösterdi, EMEPleşme konusunda ise EMEP'e haksızlık yapmış olabilirim. Çünkü HTKP veya TİP TKP'den ayrıldıktan sonra bir yandan CHP'ye göz kırparak diğer yandan Kürt hareketiyle dirsek temasında bulunarak komünistlikle bağdaşmayan bir siyaseti savunur hale gelmiştir. Bu siyasetin sola sağladığı yararın ne olduğunu kavrayabilmek mümkün değil.

Son olarak TİP bir seçim bürosu açmış Kadıköy'de.

Resim Ekleme

Ve Erkan Baş burada yaptığı konuşmada da ''HDP desteklenmelidir'' demiş.

Ne ilk bu, ne de son olacağa benziyor; Erkan Baş'ın hatalarının ardı arkası kesilmiyor.




__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 28.05.2018- 14:05 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 31.05.2018- 09:52
Alıntı yaparak cevapla  


TİP'te HDP çatlağı!

Halkın Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş'ın 24 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi'nden Milletvekili adayı olması Türkiye İşçi Partisi'nin kurulma aşamasında tartışmalara neden oldu. TİP'in kuruluşu için ortak çalışma yürüten ekipten iki isim görevlerinden ayrılma kararı aldı.   Erçin Fırat ve Ercan Bölükbaşı'yla beraber kuruluş çalışmalarından çekilen HTKP üyelerinin de olduğu belirtiliyor.

Halkın Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş'ın 24 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi'nden Milletvekili adayı olması Türkiye İşçi Partisi'nin kurulma aşamasında tartışmalara neden oldu. TİP'in kuruluşu için ortak çalışma yürüten ekipten iki isim görevlerinden ayrılma kararı aldı.  

Görevden ayrılan isimler, Fikir Kulüpleri Federasyonu Kurucu Genel Başkanı Erçin Fırat ve TİP'in kurulması için kendini lağveden Halkın Türkiye Komünist Partisi yöneticisi Ercan Bölükbaşı. Tartışmanın Erkan Baş'ın milletvekili adaylığı nedeniyle başladığı öğrenilirken görevden ayrılan isimler TİP'in kurumsal kimliğini henüz tamamladan böyle bir siyasi tavrın yanlış olduğunu dile getirdiği için kuruluş çalışmalarından çekildi. ..

Tartışmanın bir süredir devam ettiği, Erkan Baş'ın adaylığının duyurulmasıyla birlikte yolların net bir şekilde ayrıldığı öğrenildi.

https://www.toplumsal.com.tr/politika/tip-te-hdp-catlagi-h24165.html

Erkan Baş'ın HDP'den aday olmasına neden şaşırmışlar anlamadım. TKP'den HTKP'ye oradan TİP'e uzanan çizginin daha sonra HDP'ye uzanacağı belliydi. Erkan Baş TKP'den ayrılış sırasında da heyecanlarıyla siyaset yapıyordu, şimdi de öyle. Değişen pek bir şey yok!



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 31.05.2018- 09:54 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 31.05.2018- 20:35
Alıntı yaparak cevapla  


Komünistlerde HDP bölünmesi... 150 kişi neden ayrıldı

HTKP'de yaşanan bir ayrışma sonucunda HTKP MK üyeleri Erçin Fırat ve Ercan Bölükbaşı başta olmak üzere parti üyesi 150 kişinin istifa ettiği öğrenildi.

Resim Ekleme  

Halkın Türkiye Komünist Partisi’nde (HTKP) yaşanan bir ayrışma sonucunda HTKP MK üyeleri Erçin Fırat ve Ercan Bölükbaşı başta olmak üzere parti üyesi 150 kişinin istifa ettiği öğrenildi.

Odatv’nin parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre yaşanan bu ayrışmanın, parti içerisinde Kürt meselesine ilişkin devam etmekte olan tartışmaların çözüme ulaşmaması ve HTKP Genel Başkanı Erkan Baş’ın 24 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi'nden Milletvekili adayı olması sebebiyle gerçekleştiği öğrenildi. İstifa eden isimler Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluş çalışmalarından da aynı gerekçelerle çekildiler.

FKF’DEN AÇIKLAMA

Öte yandan, HTKP’ye yakınlığıyla bilinen Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) da “Gençlik TAMAM diyor” başlıklı yazılı bir açıklama yaparak seçim konusundaki tavrını ve siyasi değerlendirmelerini paylaştı. AKP’nin siyasi bir kriz içerisinde olduğunu belirten FKF, açıklamasında “Saray Rejimi için işler şimdiye kadar hiç de planlandığı gibi gitmedi” dedi ve “Türkiye’nin devrimcilerini aradığını” ifade etti.

“SOSYALİST HAREKET GÖREVDEN KAÇIYOR”

Sosyalist harekete ilişkin değerlendirmelerde de bulunulan açıklamada, sosyalist hareketin “görevden kaçtığı” vurgulanarak “Bu süre boyunca siyaset üretme yeteneğini yitirmesinin sonucunda apolitizm ile pragmatizm arasında sıkışan Türkiye solu, ya siyasal alanın tümüyle dışına kaçtı, ya da yalnızca siyaset içerisinde kalabilmek adına başka güçlerin kanatları altına sığındı. Sol, Gezi Parkı’nda başlayan arayışa bir bütün olarak sırt çevirdi” ifadeleri kullanıldı.

İşte FKF’nin o açıklaması:

“Gençlik T A M A M diyor:

Türkiye 24 Haziran'da baskın seçime gidiyor.

16 yıllık iktidarının sonunda ülkeyi ekonomik, siyasal ve toplumsal bir yıkımın eşiğine getiren Saray Rejimi, adaletsiz ve hukuksuz koşullarda yapılacak seçimlerden medet umuyor. Ancak OHAL’e, zorbalığa, tüm devlet olanaklarının seferber edilmesine rağmen Saray Rejimi için işler şimdiye kadar hiç de planlandığı gibi gitmedi.

Fabrikalardan, mahallelerden, kampüslerden, okullardan bir bir ‘tamam’ sesleri yükselirken; Türkiye toplumu, uzun bir süre sonra ilk defa AKP’den ve onun yarattığı yıkımdan kurtulabileceğine inanır, mücadeleye hazırlanır hale geldi.

Tablo belirginleşirken Türkiye devrimcilerini arıyor.

Yaşadığımız karanlık günlerden gerçek bir kurtuluşun ancak bu arayışa verilecek doğru yanıt ile olacağını biliyoruz. Ancak Türkiye’yi emek, bağımsızlık ve laiklik ekseninde yeniden kurmak için toplumsal muhalefete öncülük etme görevine sahip olan sosyalist hareket, ne yazık ki görevden kaçıyor.

Toplumun ayağa kalktığı ve arayışa geçtiği Haziran Direnişi’nin üzerinden dile kolay beş yıl geçti. Bu süre boyunca siyaset üretme yeteneğini yitirmesinin sonucunda apolitizm ile pragmatizm arasında sıkışan Türkiye solu, ya siyasal alanın tümüyle dışına kaçtı, ya da yalnızca siyaset içerisinde kalabilmek adına başka güçlerin kanatları altına sığındı. Sol, Gezi Parkı’nda başlayan arayışa bir bütün olarak sırt çevirdi.

Türkiye’nin mücadele tarihi ise bize şunu öğretti: Kriz ve tıkanıklık dönemleri safları belirginleştirir, yeni yollar açar ve böyle dönemlerde ülke en çok da devrimcilere ihtiyaç duyar. Kimsenin şüphesi olmasın. Gençlik, açılan yoldan yürüyecek, mücadelenin başarıya ulaşması için Türkiye’de sol adına yeniden kurulması gereken ne varsa görev edinecek, bu görevler için bir bütün olarak seferber olacaktır.

24 Haziran’ın ardından Türkiye en çok da bu yönde genç ve devrimci bir iradeye ihtiyaç duyacak. Bu ihtiyacı karşılamak için ne gerekiyorsa yapacağımızı bugünden ilan ediyor, seçime kadar olan sürede ise acil görevlerimize odaklanıyoruz.

Herkesi sandığa gidip Saray Rejimi’ne karşı ilerici adaylara oy vermeye, hep birlikte ‘tamam’ demeye çağırıyoruz.

Bundan çok daha önemlisi, önceki sandık deneyimlerinde çokça rastladığımız üzere halkın iradesinin çalınmaması için sandıklara sahip çıkmaya davet ediyor; seçim ve sayım işlemleri sırasında yaşanması muhtemel her türlü hukuksuzluğu engellemek için mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

Kahrolsun Saray!

Yaşasın Cumhuriyet!”

https://odatv.com/komunistlerde-hdp-bolunmesi-31051855.html


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 03.06.2018- 20:28
Alıntı yaparak cevapla  


Erkan Baş HDP'den İstanbul 1. Bölge 3.sıradan aday oldu. Soru şu; neden? Büyük ideal ve hedeflerle TKP'den ayrılmışlardı; Kurdukları parti HTKP bir yıl içinde ikiye bölündü. Sonra TİP serüveni ve şimdi de HDP! Çok kısa sürede gerçekleştirilen   böyle bir yolculuğun savunulur hiçbir yanı yok. Hiçbir gerekçe düzen soluyla noktalanan bir sürecin doğru ve haklı bir doğrultu olduğunu da iddia etmemeli. Türkiye'de temel sorunumuz sosyalizmin kitleselleşme konusunda yaşadığı sıkıntılardır. Bir sosyalistin, bir sosyalist yapının önüne koyması gereken görev ve sorumluluk bu sorunun aşılması yönünde bir pozisyon almak olmalıdır. Şimdi, Erkan Baş'ın TKP'den ayrılışı ile başlayan ve   HDP ile noktalanan sürece baktığımızda bunun böyle bir pozisyon almakla hiçbir ilgisinin bulunmadığını görebilmekteyiz. Dahası Erkan Baş'ın bu serüveninin sol sempatizanlarda yanlış bir algıya yol açması bakımından da ayrı bir sakınca yarattığının altını çizmemiz   gerekiyor.

Sabah Halk tv.'de Enver Aysever'in programını izlemiştim. Konuk CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'dı. Aysever, Millet ittifakına bir eleştiri getirmiş ve CHP'nin kendi soluna ilgisiz kaldığını söylemişti. Tezcan'ın yanıtı, bu eleştirinin haksız olduğu yolundaydı ve kendilerinin solundaki yapılarla ilişkiye geçtiklerini, seçim güvenliği konusunda onlarla bazı çalışmalar içine girdiklerini ve ÖDP'den Alper Taş'a vekillik önerisi getirdiklerini anlatmıştı. Bu teklif için bizzat kendisinin görevlendirildiğini de eklemişti. Alper Taş'ın verdiği yanıt partinin en yüksek kurulunda görev yaptığını ve o görevi bırakarak CHP'den milletvekili adayı olmasının doğru olmayacaığı yolundaymış!

Şimdi bir Alper Taş'ın tutumuna bakın, bir de Erkan Baş'ın tutumuna!

Yeri gelecek kendinizi ''TKP Genel Başkanı'' olarak lanse edeceksiniz, yeri gelecek büyük tantanalarla ''TİP kuruluyor'' diyecek ve beyhude bir umut tacirliğine soyunacaksınız ve daha parti doğru dürüst kurulmadan hooop, HDP'den aday olarak meclise sıçramaya çalışacaksınız!

Bu mu şimdi sosyalist sola uygun düşen ve solun kitlesellik kazanabilmesi yolunda alması gereken pozisyon?

Erkan Baş baştan beri kendine oynuyor ve ne yazık ki, kendine inandırdığı bir kesimi de kendisiyle birlikte sosyalizmden uzaklaştırıyor.

Yazık!


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 07.06.2018- 09:40
Alıntı yaparak cevapla  


Türkiye sosyalist solu ayrışmıştır. Uzunca bir zamandır böyledir bu. Yıllar önce CNNtürk'te Şirin Payzın'ın bir programında solun katıldığı bir programı izlemiştim. Programda   TKP'yi temsilen Kemal Okuyan sosyalizmi doğrudan ve dolayımsız savunurken,   diğerleri - Ufuk Uras'tan Alper Taş ve Levent Tüzel'e kadar sosyalizmi çok da dillendirmeden demokrasiyi önceleyen bir siyasi anlayışı savunuyorlardı. Çok net; TKP'den ayrılıp HTKP'yi kuran, sonra bu partinin de ayrışmasına neden olan ve daha sonra ''TİP kuruluyor'' açıklamaları yapan Erkan Baş bugün HDP sıralarından vekil adayıysa ve bunun nedenini de ''demokrasi'' olarak vurguluyorsa Türkiye'deki ayrışmanın ''demokrasicilik''kanadında yerini almış demektir, sağlı sollu liberallerle, ve kuyrukçularla birlikte...

Şu konu önemli, karıştırmamak gerekli: Türkiye'de 2002'den beri iktidara gelen AKP'nin bilinçli olarak uyguladığı siyasetlerin ve ideolojik doğrultusunun ülkeyi bir uçurumun kenarına getirdiği apaçık bir gerçektir. Erdoğan tek adam diktatörlüğünü kurumlaştırabilmek konusunda 24 Haziran seçimlerini önemsiyor. Seçimlerden sonra olası bir ekonomik krizin siyasi faturası ortaya çıkmadan bir an önce seçimi kazanmasının önemi de burada. Bunun için HDP ve İYİ partinin seçim dışı ve baraj altı kalması önemliydi. Bu yolla 400 vekil çıkarabileceğini de umuyırdu. Ama CHP'nin belki ilk kez ''akıllı'' taktiğiyle bu oyun boşa çıkmış oldu. İYİ parti, Saadet ve Demokrat Parti'nin baraj sorunundan kurtulması bu kez gözlerin HDP'ye çevrilmesine de neden olmuştur. HDP'nin önemi de buradadır. Baraj sorununu aşarlarsa AKP'nin parlamentoda çoğunluğu kaybetme olasılığı çok; HDP'nin baraj altında kalması ise AKP'ye MHP desteğiyle   istediği anayasa değişikliklerini gerçekleştirmenin yolunu açacak! Şimdi böyle bir çerçevede HDP'nin baraj sorununu aşabilme konusunu gerekçe gösterip destek verme çabası göstermek önemli...

Sorun şurada: Bu iş komünistlere mi kaldı?

TKP'yi iş yapamaz hale getirecek ve etrafınızda bulunanlarla partiden kopacaksınız; Türkiye komünistlerini bu tavrınızla zayıflatacak ve ''farklı bir siyaset''in altını da çizerek bir doğrultuda yol alacaksınız; bir yıl içinde yine olmayacak parti -HTKP- yine bölünecek; sonra CHP ve HDP'ye yanaşmalı bir siyaseti savunur hale geleceksiniz, o da olmayacak, büyük tantanalarla ''TİP kuruluyor'' açıklamaları yapacaksınız ve henüz parti tam olarak da kurulmadan bu kez ''demokrasi adına'' büyük bir ''özveri''de bulunarak HDP sıralarından milletvekili olmaya çalışacaksınız! Gerekçe ne; cumhur ve millet ittifakının dışında kalan HDP'nin bu haksız durumuna karşı destek vermek, AKP'yi geriletmek ve ülkenin demokrasi konusunda nefes almasına yardımcı olmak!

Evet, bu iş komünistlere mi kaldı?

EMEP kökenli Levent Tüzel   Şirin Payzın'ın programında Kemal Okuyan'a soruyordu, '' öncelik demokrasi mücadelesi değil mi?''. Erkan Baş da bu noktaya gelmiştir. Bu genç yaşında ve çok kısa sürede devrimci sosyalizm yerine devrimci demokrat bir çizgiye gelmiştir. Örgütsüz bir solcunun demokrasi adına, AKP karşıtlığı adına HDP'ye yanaşmasının anlaşılabilir bir yanı var; ama komünistlerin ve özellikle örgütlü komünistlerin HDP ve CHP yanaşmalarının adı kelimenin tam anlamıyla kuyrukçuluktur. Sosyalizme inanan ve sosyalizmi savunanları bir ulusalcı partiye kanalize etmektir.   Başka bir anlamı da bulunmamaktadır.

Üstelik sorun bu kadar da değildir.
HDP Türkiyelileşme konusunda ne kadar samimidir?

Kürt hareketinin legal partisini illegal örgütten ayrı tutabilmek ve her ikisinin amaçlarının sadece Türkiye'nin demokratikleşmesi olarak görmek ne kadar doğrudur?

Erkan Baş bu genç yaşında hata üstüne hata yapmaktadır!


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.015
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 20.06.2018- 21:53
Alıntı yaparak cevapla  


Nerede yazdım bilmiyorum ama, bir kere daha yinelemekte yarar var. HDP konusunu bu kadar parlatmanın iki yönlü zararı var sosyalistler ve sosyalizm için. Bunlardan birincisi solculuğun, sosyalist olmanın yolu Kürt hareketine destekten geçiyor algısını gündemde tuttuğu ve büyüttüğü için, ikincisi ise CHP'nin yanına ikinci bir CHP yerleştirmeye çalıştığımız için; üstelik HDP CHP de değil!

Birincide sanırım anlaşılmadık bir şey yok. Özellikle sanalda, ve özellikle SF'de solcu olmanın, komünist olmanın Kürt hareketine yedeklenmekten geçtiği konusunda yoğun ve yanlış bir algı oluşturuldu. Yedeklenmeyen ve kuyrukçuluk yapmayan kesimler ulusalcı, sosyal şoven vb. olarak nitelendirildi. Böyle sanıldı. Bir yığın kendini bilmez cahil cühela takımı da bu değirmene yıllarca su taşıyıp durdu. Sosyalistlerin 24 Haziran seçimlerinde   HDP'yi bu kadar ısıtmaları bu algının canlanmasından başka işe yaramamaktadır. Seçime katılamayacak olan sosyalist örgüt ve partiler bu konuda farklı siyasal tutum takınabilirlerdi. Takınmalılardı!

İkinci konu ise, HDP'nin   tıpkı CHP gibi parlatılması ve kitleye sol bir seçenek olarak sunulmasıdır. Hem ''CHP'den kopup gelin, sosyalist partilerde yer alın'' diyeceğiz -ki bu konuda da hiç başarılı değiliz- hem CHP'nin yanına şimdi de HDP'yi monte edeceğiz!

Şaşılacak şey!



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  TİP'in (HTKP'nin) seçimlerde HDP'yi desteklemesi!

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Seçimlerde CHP mi, HDP mi? munzur 115 21981 08.05.2015- 11:35
Konu Klasör Seçimlerde elektrik yok! proleter 2 1793 02.04.2014- 14:17
Konu Klasör Sol seçimlerde ne yapacak? umut 17 5071 25.09.2015- 20:33
Konu Klasör Seçimlerde nasıl bir sol birlik umut 4 1506 20.02.2015- 23:34
Konu Klasör Bu seçimlerde neden heyecan yok? denizcan 0 1057 17.05.2015- 12:48

Etiketler   TİPin,   HTKPnin,   seçimlerde,   HDPyi,   desteklemesi


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Seçimlerde CHP mi, HDP mi? munzur 115 21981 08.05.2015- 11:35
Konu Klasör Seçimlerde elektrik yok! proleter 2 1793 02.04.2014- 14:17
Konu Klasör Sol seçimlerde ne yapacak? umut 17 5071 25.09.2015- 20:33
Konu Klasör Seçimlerde nasıl bir sol birlik umut 4 1506 20.02.2015- 23:34
Konu Klasör Bu seçimlerde neden heyecan yok? denizcan 0 1057 17.05.2015- 12:48

Etiketler   TİPin,   HTKPnin,   seçimlerde,   HDPyi,   desteklemesi


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS