Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  Ne yapmalı?

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Ne yapmalı?           (gösterim sayısı: 165)
Yazan Konu içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.094
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 15.09.2018- 16:31
Alıntı yaparak cevapla  


Lenin'den beri sorup duruyoruz? Ne yapmalı, nasıl yapmalı? Bir kaç yıl önce de bu soru etrafında tartışmalar yapılmış, bir çözüm bulunamamış ve sonuçta TKP göbekten iyiye bölünmüştü. Bir tarafta K.Okuyan ve Aydemir Güler'in KP'si ( bir süreç sonunda TKP adını hak ederek aldılar ve halen TKP olarak devam ediyorlar.) diğer tarafta M.Çulhaoğlu, Kurtuluş Kılçer ve Erkan Baş'ın HTKP'si. ( Daha sonra Kurtuluş Kılçer ve ekibi de HTKP'den ayrıldı. HTKP kendini fesh mi etti, bilmiyorum ama, HTKP'de kalanlar sonradan TİP'i kurdular, kuruculardan bazıları HDP'ye katılıp bu partiden vekil oldular veb.) Söylemek istediğim, TKP'nin ilk çözülüşünden beri M.Çulhaoğlu hep aynı şeyleri söylüyor. ''İyi, güzel şeyler söylendi ama artık güzel şeyler yapma zamanı!''

Çulhaoğlu açısından değişen pek bir şey yok. Zaman zaman hep aynı şeyleri söyleyip durdu. Son yazısında da ''Pek rahatsız Edici Olmayan bir Sorun'' başlığıyla aynı şeyleri söylemeye çalışıyor. Evet, Çulhaoğlu bu konuda oldukça tutarlı! Ama bir türlü iyi şeyler söylemekten, iyi şeyler yapmaya kalkışırken bu iyi ve güzel şeylerin ne olduğunu somutlamıyor ve neden iyi ve güzel oldukları konusunda bir açıklama da yapmıyor. Örnekse, amaç sosyalist solun örgütlenme konusunda yol almak ve toplumsal alanda güçlü bir sosyalist birikim oluşturmak ise, -açık konuşmak gerek- HDP'ye yanaşmak bu amaca uygun bir konumlanış mıdır? Veya TKP'nin ilk bölünmesinden beri örgütlenme ve toplumsal alanda sosyalizmin güçlü bir ses haline gelmesi konusunda Kürt hareketine yanaşma turları düzenlemekten başka ne yapıldı? Ve bu yanaşma sosyalist harekete HTKP'ye ne kazandırdı?

Çulhaoğlu bu konuda bir türlü netleşmiyor. Netleşmiyor, çünkü soyut olarak söylenenle somut olarak yapılan şey arasında derin bir uçurum var.   Çulhaoğlu deneyim ve birikiminde bir sosyalist aydının bugüne kadar Kürt hareketine kuyrukçuluğun Türkiye sosyalist hareketine hiçbir yararının olmadığını görmüş olmalıydı. HTKP'den sonra TİP adıyla ortaya çıkmanın ve ''Gel Kardeşim'' diye seslenmenin Kürt hareketi içinden siyaset yapmayla hiçbir benzer ve ortak yanının olmayacağını mutlaka yaşayarak mı göreceğiz? Bu yanlışı ısrarla savunmak mı, ''iyi şeyler yapmak'' anlamına gelecek?

Konuya devam ederiz, önce Çulhaoğlu'nun son yazısı:

Pek Rahatsız Edici Olmayan bir Sorun - Metin Çulhaoğlu


Günümüz Türkiye’sinde sosyalist “hareketin” durumu, sosyalist mücadele ve örgütlenmenin gündem ve sorunları söz konusu olduğunda iki kesimin varlığından söz etmek mümkündür.
Bu iki kesimden ilkini “taşıyıcı kadrolar” olarak tanımlayalım. Bu insanlar mücadelede 10 yıldan 50 yıla uzanan bir sürekliliği, bu süreklilik içindeki çeşitli örgütlenme girişimlerini ve deneyimlerini temsil etmektedir.

İkinci kesimde yer alanlar ise sosyalizme inanan, dahası yeni mücadele dönemine ve bu dönemin gerektirdiği örgütlenmelere hazır insanlardır. Aralarından bir bölümü geçmişte pek de hoş olmayan örgütlülük deneyimleri yaşamıştır; diğer bölümünün ise böyle deneyimler yaşasınlar yaşamasınlar özellikle duyarlı oldukları konular vardır.
“Pek de rahatsız edici olmayan sorun” bu iki kesim arasındaki iletişimin nasıl olacağı ve ne yönde seyredeceğiyle ilgilidir.
Açmaya çalışalım.

***

İlk kesimde yer alanlar, yani “taşıyıcı kadrolar” şöyle ya da böyle belirli bir birikime sahiptir. Kimi başlıklar onlar açısından turnusol kâğıdı gibidir. Duyarlı oldukları konular, Cumhuriyet tarihinin önemli kırılma noktalarından Sovyet deneyinden çıkarılacak derslere, oradan şu menhus liberal virüse karşı neler yapılması gerektiğine kadar çok geniş bir yelpazeye yayılır.  
Kısacası, bu kesim, belki de doğal olarak, kendini ayrıştırma, özgül yerini başkalarına göre farklılıklarla tanımlama eğilimindedir.

Buna karşılık, birinci kesimin duyarlılıkları ve kendi ayrı yerini vurgulayıcı söylemleri ikinci kesimde yer alanlar açısından o kadar da önemli değildir. Bu kesimdekiler açısından daha kötüsü, bu tür vurguların yeni bir “darlığı” da beraberinde getirmesi ihtimalidir.
Sonuçta, kısaca değinmeye çalıştığımız bu farklılık iki kesim arasındaki iletişimde ve birlikte yürüme imkânlarında kimi sorunlara yol açmaktadır.
Ne diyeceğiz?

***

Biz, ne birinci kesimdeki insanların titizliklerini gereksiz bir konformizmin ya da ortodoksluğun tezahürü sayıyor ne de ikinci kesimdekilerin önerdikleri ayrıntıya inmeyen sadeliği bir boş vermişlik ya da önemli konulara duyarsızlık olarak değerlendiriyoruz.  

O zaman ne olacak?

İkinci kesimdekiler tamamen haklı sayılıp ona göre hareket edildiğinde birinci kesimdekilerin bitmez tükenmez ahret sualleriyle (kimisi iyi niyetli de olsa) karşılaşacakları kesindir (Sovyetler’de NEP döneminin uzun mu yoksa kısa mı tutulduğu dâhil).  

Buna karşılık, birinci kesimdekilerin ipin ucu kaçırması halinde bir sosyalist ilmihal cemaatine dönüşmesi tehlikesi, ikinci kesimdekilerin endişe ettikleri gibi, gerçekten varittir.
Bir kez daha soralım: O zaman ne yapmak gerekir?

***

Topu taca atma sayılmaz umarız: Sözünü ettiğimiz bu sorunun, teorik, siyasal ve programatik düzlemlerde çözüm imkânları sınırlıdır; asıl çözüm, hareketin kendisinin, eyleminin, pratiğinin ve örgütlenme alanındaki kucaklayıcılığının belirli bir mecrada gerçekleşmesidir.   Gerçekten de içinden geçtiğimiz dönem “şunu şunu söylediler ya aferin” dedirtme dönemi değil, “şunu şunu yaptılar ya helal olsun” dedirtme dönemidir.

Sorun gerçekten “pek de rahatsız edici değildir”.

Çünkü Türkiye’nin ortamı başka her tür olumsuzluğa rağmen “yapılabilecek şeyler” konusunda büyük imkânlar sunmaktadır.

Yapılabilecek şeyler yapıldığında ise hem birinci kesimdekiler bir ilmihal cemaati olarak kalmanın çok ötesine geçebilecek, ikinci kesimdekiler ise eylemin söze göreli baskınlığını gözleyip kararlarını ona göre vereceklerdir.  

https://ilerihaber.org/yazar/pek-rahatsiz-edici-olmayan-bir-sorun-89718.html


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.094
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 24.09.2018- 03:39
Alıntı yaparak cevapla  


Kürt sorununda solun bir açıklığa ihtiyacı var. Türkiye'de siyasal devrim Kürt ve Türk yoksulunun ortak mücadelesi sonucu gerçekleşebileceği gerçeği solun Kürt ulusalcılığına biat etmeyi, ve kuyruğuna yapışmayı gerektirmiyor. M. Çulhaoğlu'nun da bu gerçeği hemen herkesten çok daha fazla bildiğini ve önemsediğini düşünüyorum. Ama TKP'nin ilk çözülüşüyle birlikte çıkılan YANLIŞ yol ne yazık ki HTKP'lileri Erkan Baş öncülüğünde bir başka kulvara yuvarlamış durumda. Çulhaoğlu da çözülüşten hemen sonra ''yanlış olduğu pratikte ortaya çıktığında dönebilmek mümkün'' anlamında cümleler kurmuş olmasına rağmen ve aradan geçen yıllarda yanlış olduğu ve en azından sola hiçbir katkı yapmadığı ortadayken Erkan Baş'ın Ufuk Uraslaşma siyasetine hala bir kulp arama çabası içinde olması insanı şaşırtıyor ve üzüyor. M. Çulhaoğlu donanımında bir sosyalist aydın, bilgi ve birikimini çok farklı bir şekilde ortaya koymalı(ydı).

Türkiye sosyalizminin   kitleselleşmeye ihtiyacı var. Bunun için   örgütlenebilmeli ve üyelerini mutlaka bir getto anlayışını ve yaşam biçimini benimsemiş tipler olmaktan çıkararak birer ''sosyalizm ajanı'' olacak biçimde eğitmeli ve geliştirmelidir. Örgütlü ve örgütsüz bir şekilde sosyalizm iddiasında bulunan kesimlerde, bulunduğu toplumsal çevre içinde sosyalizmin propaganda ve ajitasyonunu yapabilecek donanımsızlık mevcuttur. Sosyalizm mücadelesinde önemli bir eksikliktir bu. Sınıfın aklı olan parti, bu aklı öncelikle kendi üyelerine taşımak zorundadır. Parti üyeliği yukarda alınan kararları sadece uygulamaya çalışan ve yürüyüş ve mitinglerde sadece bayrak ve flama taşıyan bireyler olarak değerlendirilmemelı ve bu alışkanlık öncelikli olarak terk edilmelidir. Böyle bir adım atılmaması durumunda sosyalizmin kitle içinde mevzi kazanabilmesi mümkün görünmemektedir. Sola sözde kendi içinden saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde parti üyelerinin sosyalizm ve sınıf mücadelesi konusundaki yetersizlikleri sorun olmaktadır.   Örgütlü sosyalizm kitle içinde genişlik kazanabilmesinin öncelikle parti üyeliğinin yeniden gözden geçirilmesiyle daha bir netlik kazanacağını düşünüyorum.

Türkiye'de sosyalizmin kitlesellik kazanabilmesi -tekrar olacak- bu kuyrukçu siyasetlerden uzaklaşmasıyla mümkün olacaktır. M. Çulhaoğlu gibi aydınların bu konularda siyaset geliştirmelerine ihtiyaç var. Yoksa hala denenmiş ve sola hiçbir katkısının olmadığı pratikte görülmüş siyasetler solu geriletmekten ve dahi zaman kaybetmekten başka bir işe yaramıyor.


Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  Ne yapmalı?

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ne Yapmalı? melnur 49 8670 29.10.2017- 18:58
Konu Klasör SOL ne yapmalı? ayhan 24 8477 07.03.2014- 13:08
Konu Klasör Ne yapmalı? umut 1 1188 10.11.2015- 10:35
Konu Klasör Sosyalistler ne yapmalı? melnur 1 113 06.10.2018- 10:58
Konu Klasör Ne oluyor, ne yapmalı? umut 5 1516 18.01.2015- 15:39

Etiketler   yapmalı


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ne Yapmalı? melnur 49 8670 29.10.2017- 18:58
Konu Klasör SOL ne yapmalı? ayhan 24 8477 07.03.2014- 13:08
Konu Klasör Ne yapmalı? umut 1 1188 10.11.2015- 10:35
Konu Klasör Sosyalistler ne yapmalı? melnur 1 113 06.10.2018- 10:58
Konu Klasör Ne oluyor, ne yapmalı? umut 5 1516 18.01.2015- 15:39

Etiketler   yapmalı


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS