Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Devrimci önderler ve politik portreler
 »  Bir devrim inadı: Ernesto Che Guevara

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Bir devrim inadı: Ernesto Che Guevara           (gösterim sayısı: 2.667)
Yazan Konu içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.444
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 08.08.2013- 01:20
Alıntı yaparak cevapla  


Resim Ekleme


Dünyada devrim inadının ve arayışının sembollerinden olan Ernesto Che Guevara, ölümünün 45'inci yılında tüm dünyada süren devrim mücadeleleriyle anılmaya devam ediyor.

Büyük devrimci önder Che, devrime olan inancı ve kararlı mücadelesiyle ezilen halkların devrim inadını temsil etmeyi ve tüm dünyanın devrimci kahramanı olmayı sürdürüyor.

Küba'da yoldaşı Fidel ve isimsiz binlercesi ile her türlü zorluğu aşarak ulaştıkları devrimin ardından, Bolivya halkının emperyalizm ve kapitalizmin ağır sömürüsünden kurtulması için verdiği mücadelede belki bir kez öldürüldü Che...

Ama o günden bu yana her gün doğarak dünya halklarına umudun her zaman var olduğunu ispat etmeyi ise tek bir gün bile ihmal etmedi.

Onur Behramoğlu'nun kaleminden Ç...

"Astımlılara özgü bir nefes alış veriş tarzı, çıkık bir alın, kalın telli saçlar, ciddi tavırlar, sorgulayan bakışlar, parlak düşünceler, gediğine oturan sözcükler, enerjik haller, berrak bir gülüş ve dışarı fışkıran sihirli hayal bulutlarıyla kaplı bir zihin. En yüksek insani değerlerin simgesi, bir ışık halesi, çağın en mükemmel insanı." Ç, bizim için her zaman ve sonsuza dek Che'dir. Ernesto Che Guevara...

Soluk soluğa okuduğu kitapların alfabetik listesini tuttuğu ve Jack London'dan Faulkner'a, Marx'tan Jung'a nice ismin kayıtlı olduğ rinde sadece Jules Verne başlığının altına yirmi üç roman adı yazan, psikoloji ve arkeolojiye derin ilgi duyan, ailesine gönderdiği bir mektupta "Lenin'in görüşleriyle harmanlanmış yerleri görme isteğiyle yanıp tutuştuğunu" söyleyen, çocukluğunun kahramanı Gandhi'nin suikaste kurban gittiğini öğrendiğinde kahrolan, ölüm döşeğindeki anneannesinin başucunda on yedi gün boyunca bekledikten sonra mühendislik fakültesini bırakıp tıp doktoru olmaya karar veren, kenardaki en çirkin kızları "kendilerini dışlanmış hissetmesinler diye" dansa kaldıran delikanlı Ernesto.

Yoğun düşünce gerektiren satranç, fiziksel mücadeleye dayalı rugby, ikisine de tutkun bir genç. Melek yüzüyle söylemeye bayıldığı şeytani tekerleme: "İki arkadaş oturuyormuş bir ağacın altında / Şimşekler çakıyormuş o sırada / Yıldırım düşmüş...güm! / Boynunda Aziz Crispin madalyası olan / Boylamış öbür dünyayı o anda!"Okuduğu kitaplardan bir felsefe sözlüğü hazırlamak için çalışırken bile, aslında şiire, özellikle Neruda, César Vallejo ve Leon Felipe'ye düşkün. Siyasi fikirlerinden ziyade etik fikirleri olan bir üniversiteli. Sertlik ve incelik.

Maceraperest gözlemciden devrimci eylemin sembolü olmaya giden yolda, motosikletle keşfedilen Latin Amerika, komünizm ve Fidel... Meksika'da bir hastanede, hayata döndürmek umuduyla her sabah görmek için gittiği yaşlı çamaşırcı kadının ölümü. "Ne acı ne de zafer içinde" gerçekleşen ölümleri, yeryüzünün tüm yoksullarının...

Meksika'da yakalandıklarında, Fidel'e söylediği sözler: "Benim için devrimi bekletme, beni bırak, Meksikalı yetkililer beni nereye gönderirlerse oradan kavgaya katılırım." Fidel'in kısacık yanıtı: "Seni bırakmayacağım."

Granma isimli tekneyle seksen iki kişi 2 Aralık 1956'da Küba'ya çıktıktan sonra, Fidel'in, hayatta kalan ilk grupla 18 Aralık'ta karşılaştığında   kardeşi Raul'la konuşması "Ne kadar tüfek var sende?". "Beş". "Bende de iki var, hepsi yedi yapar, artık bu savaşı kazanabiliriz." Savaşı kazanırlar. Çünkü Che'yi bırakmaz Fidel; çünkü onlar hasımlarının yaralılarını iyileştirirken, karşılarındaki güçler onlardan kimi yakalarlarsa kurşuna dizerler; çünkü ağır yaralı bir yoldaşlarını terk etmek zorunda kaldıklarında onun alnından öperek veda etmek isteyen Che, böyle bir şey yaparsa durumun ümitsizliği belli olacak diye sessizce gidecek kadar büyük, derin, yakışıklıdır.

Mexico'nun yanı başında Popocatépetl volkanı vardır. 5 bin 482 metre, daima karlı. Şiddetli astımına rağmen oraya tırmanmaya çalışıp, zirveye hiçbir zaman ulaşamadan, her hafta sonu tırmanma çabasını sürdürür Che... Gençlik arkadaşlarından biri, ilk tanıştıklarında onun kaldığı odanın tek lüksünün duvardaki çivi olduğunu, Küba'da bakanken de evinin çilehaneler gibi bomboş olduğunu yazar. Dünyanın her yerinde aldığı sayısız armağanları, paketlerini bile açmadan, Küba'da gençleri yetiştirmek için açılmış eğitim merkezlerine gönderen Che, sadece bir kez istisna uygulayarak, kendisine armağan edilmiş ve birbirinin eşi on beş kol saatinden birini koluna takar, diğerlerini de en iyi arkadaşlarına dağıtır.

Dünyanın çeşitli yerlerinde, Che'nin saatini kolunda taşıyan insanlar vardır ki onlar için zaman, asla durmayan dinamik bir kavramdır; özgürlük, aşk, devrim lehine işler. Kar leoparları gibi sürdürürler zirve yürüyüşlerini...


http://haber.sol.org.tr/soldakiler/bir-devrim-inadi-ernesto-che-guevara-haberi-60656


__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 08.08.2013- 01:31 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

dayanışma
[özgürlük]

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.12.2013
İleti Sayısı: 1.918
Şehir: Zonguldak
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 17.11.2014- 19:45
Alıntı yaparak cevapla  


Che'yi Gökyüzüne Uçurduk

Resim Ekleme

“47 Yıl Sonra İlk Kez” başlığı ile haberler okuduk, Che’nin ölümünün ardından AFP foto muhabirinin çektiği fotoğraflar idi 47 yıl sonra ortaya çıkanlar. “Devrim karşısında hayatlarımızın hiçbir değeri yoktur.” diyen Commandante’nin magazinleştirilmiş bir haberle verilen fotoğrafları.

Bunlara en iyi cevabı olanlara tanıklık eden bir köylü kadın yıllar sonra veriyor: “Che’yi gökyüzüne uçurduk.”

La Higuera'da On Sekiz Saat

Bir zamanlar incir ağaçlarının fazlalığı nedeniyle, 'İç İncir Ağacı' anlamına gelen La Higuera'ya bu Che'nin ikinci gelişidir. Kerpiç evlerin olduğu bu yoksul köyün kaderini değiştirmek isteyen Che köylülerin bakışları arasında on sekiz saat geçireceği okul binasına doğru yürüdü.

Che, başladığı yerdeydi! Onu savaşmaya iten her şey eli ayakları bağlı geçtiği bu köyün her yanına sinmişti.

Emperyalizmin uşaklakları bir savaş ganimati olarak gördükleri Che'nin çantasını karıştırmaya ve onun hakkında karar vermek için tartışmaya çoktan başlamışlardı. Bolivya hükümeti daha sonra Che'nin çantasından çıkan günlüklerini 300 bin doların üzerindeki bir fiyatla satmaya çalışmıştı!

Che'nin ilk yenilgisi ya da ilk ölümle yüz yüze kalması bu değildi kuşkusuz. Ölümü hoş geldi sefa geldi, diye karşılayalı çok olmuştu. Ama bu Che'nin ilk kez kalemsiz-kağıtsız kalıyışdı. 7 Ekim 1967'de son kez yazıyordu. Ama Che son sözünü, onun karşısında dikilen aşağılık bir komutanın yüzüne tükererek söylüyordu. Che'nin hayatta kalmasıyla baş edemeyeceklerini düşenen zorbalar, onu öldürmeye karar vermişlerdi. Che'yi tutsak edecek ve yargılayacak bir gücü kendilerinde bulamıyorlardı. Che, karşısına dikilen askere 'hadi' diye seslendi. Dizleri titreyen asker korkulu gözlerle tetiğe basarken, Che hayata ve geleceğe gözlerini yummadan veda ediyordu!

Che'nin ölümünün ardından Bolivya iktidarı pek çok farklı ve çelişkili açıklamada bulundu. İlk başta Che'nin çatışma sırasında öldüğü açıklandı. Yine başka açıklamalarda da Che'nin ağır yaralı olarak ele geçirildiği, sonra öldüğü duyuruldu. Ama gerçek çok fazla gizlenemedi. Che, emperyalizmin ve onun işbirlikçilerinin marifetiyle infaz edilmişti!

Che'nin ölüm haberi her yerde olduğu gibi Küba'da da derin bir üzüntü yarattı. Fidel, Che'nin ölümünü açıklarken günlerdir bu haberin gerçek olup olmadığını araştırdıklarını ve sonunda doğruluğuna kanaat getirdiklerini açıklıyordu.

Che'nin ölümüyle birlikte emperyalistler zafer sorhuşluğu içerisinde devrimin ve onun için mücadelenin sona erdiğini düşünüyorlardı. Kimi oportünistler fırsat bilip Che'nin düşüncesini ve gerilla savaşı yönteminin bu yenilgiyle ispatlandığını söylüyordu.

Ama hayatın akışı bambaşka oldu. Che'nin örneği dünyanın her yanına yayılarak yeni mücadeleler ve zaferler içerisinde yürümeye devam etti. Fidel, Che'nin ölümünün ardından yapılan propaganlara ve yaşanan içten ve derin üzüntüye ilişkin şunları söyleyerek Che'nin mirasının asla silinmeyeceğini söylüyordu,

“Devrimciler her şeye, hatta yenilgilere hazırlıklı olan insanlar değil midir? Devrim ve devrimcilerin tarihi, sert darbelerin yokluğuyla mı karakterize edilmiştir sanki? Gerçek devrimciler bu darbeleri, bu yenilgileri cesaretsizliğe uğramadan alt eden insanlar değil midir? Ahlaki ilkelerin değerini, üstün örneklerin değerini savunan devrimciler değil midir? İnsanların emeklerinin kalıcı değerine, insanların ilkelerine inanan devrimciler değil midir? İnsanların fiziki varlığının geçiciliğine, insanların fikirleri, davranışları ve tarih boyunca insanları esinlendiren ve yönlendiren örneklerin kalıcılığına ilk inananlar devrimciler olmamış mıdır? Che'nin ölümünün devrimci harekete ne kadar büyük bir darbe olduğunu, onun gericilere korku salan deneyimlerine, verdiği esine, ününün gücüne dayanmamanın ne demek olduğunu kim inkar edebilir ki? Bu çok şiddetli, çok ağır bir darbedir. Ancak biz onun, en önemli şeyin insanın hayatı değil, davranışı olduğuna inandığını biliyoruz. Che'nin tehkilere karşı mutlak umursamazlığının kişiliği ve eylemleriyle uyuştuğunu anlayıp açıklamanın tek yolu budur. Gerçeğe dayanarak ve Che'nin örneğini yenilmez bir güce dönüştürerek devrimci hareket, her zamandan daha sağlam ve daha kararlı olarak ileri gitmelidir”

Yıllar sonra o anlara tanık olan bir köylü kadın, Che'yi gökyüzüne uçurduk diyecekti. Öldürünler farkında olmasalar da Che ölürken yeniden doğuyordu!


Söz, yetki, karar, iktidar HALKA!
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Devrimci önderler ve politik portreler
 »  Bir devrim inadı: Ernesto Che Guevara

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ernesto Che Guevara Belgeseli umut 0 2335 24.01.2014- 18:57
Konu Klasör Ernesto Che Guevara ve Eduardo Galeano dayanışma 0 971 05.01.2016- 11:52
Konu Klasör Cesur bir adam: Ernesto Che Guevara dayanışma 0 1537 05.01.2016- 11:56
Konu Klasör Bir devrim inadı: CHE.. melnur 3 599 11.10.2018- 08:13
Konu Klasör Ernesto'ya bin selam yura 3 2726 09.10.2015- 16:07

Etiketler   Bir,   devrim,   inadı:,   Ernesto,   Che,   Guevara


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ernesto Che Guevara Belgeseli umut 0 2335 24.01.2014- 18:57
Konu Klasör Ernesto Che Guevara ve Eduardo Galeano dayanışma 0 971 05.01.2016- 11:52
Konu Klasör Cesur bir adam: Ernesto Che Guevara dayanışma 0 1537 05.01.2016- 11:56
Konu Klasör Bir devrim inadı: CHE.. melnur 3 599 11.10.2018- 08:13
Konu Klasör Ernesto'ya bin selam yura 3 2726 09.10.2015- 16:07

Etiketler   Bir,   devrim,   inadı:,   Ernesto,   Che,   Guevara


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS