Başbakan Davutoğlu ile yaptıkları görüşmenin olumlu olduğunu söyleyen Selahattin Demirtaş, "Umuyorum ki şu günlerde oluşan negatif hava, gerilimsiz bir havaya bırakır dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğluyla görüşen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş görüşme sonrası yaptığı kısa açıklamada, IŞİD tehdidinin bölgeden bertaraf edilmesi için hükümetin ve muhalefetin yapması gerekenler toplantıda ele alındı. Sayın Başbakanın bu konudaki yaklaşımları da olumlu. Umuyorum ki şu günlerde oluşan negatif hava, gerilimsiz bir havaya bırakır dedi.
T24'ün haberine göre Demirtaş, tezkere tartışmalarıyla ilgili olarak ise "Tezkere konusundaki endişelerimizi ilettik. Başbakan bize bunun bir savaş tezkeresi olmayacağını belirtti" diye konuştu.
Demirtaş, Kobane sınırını açtığı için de Başbakan'a teşekkür ettiklerini söyledi.
Olumlu bir adım olarak değerlendirdik. Pratik adımların yakın zamanda hayata geçmesi, kalıcı barışın gerçekleşmesi açısından çok önemlidir. HDP olarak elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Bir diğer mevzu, özellikle Rojava ve Kobane bölgesinde yaşanan gelişmelerdir. Kaygıyla yakından takip ediyoruz. Sadece Kobanede ya da Türkiyede yaşayan Kürtleri değil, Türkiyenin tamamını ilgilendiren bir gelişmedir.
IŞİD tehdidinin bölgeden bertaraf edilmesi için hükümetin ve muhalefetin yapması gerekenler toplantıda ele alındı. Sayın Başbakanın bu konudaki yaklaşımları da olumlu. Umuyorum ki şu günlerde oluşan negatif hava, gerilimsiz bir havaya bırakır.
Bu ülkede ortak bir barışı, kalıcı bir eşitliği, kardeşliği, adaleti hep birlikte yapmak istiyoruz. Bütün bölge halklarına barışın sinerjisinin sirayet etmesini istiyoruz. Özellikle Suruçta yaşanan müdahaleler var, onları da Sayın Başbakanla paylaştık. Dikkatle inceleyeceğini belirtti. O müdahalelerin de olmaması gerektiğini ifade ediyoruz. Çok sayıda sivil Kobane sınırından Türkiyeye giriş yaptı. Gelenlerin sıkıntıları olmakla birlikte, Türkiyenin sınırlarının açılması önemlidir.
Eksikleri, yapılan hataları yanlışları giderebilmek, doğru bir siyaseti sahada pratikte gerçekleştirebilmek için daha fazla diyalog içinde olunması gerekiyor. Tezkere konusundaki endişelerimizi ilettik. Başbakan bize bunun bir savaş tezkeresi olmayacağını belirtti.
Genel olarak olumlu bir görüşme olduğunu söylemek isterim. Sayın Başbakanla açık yüreklilikle tartışmış olmak gerilimli ortamda önemliydi.
Başbakanla görüşme olumlu geçtiyse ve AKP iktidarının IŞİD'le bir ilişkisi yoksa hükümetin teskeresine olumlu yaklaşmak lazım. Demirtaş görüşmede Davutoğlu'nu ikna ettiyse ve endişelerini giderdiyse teskere konusundaki görüşlerini değiştirmesi lazım. HDP'den yapılan açıklama aksi yönde çünkü. Demirtaş bu AKP'ye teşekkür etmekten hiç yorulmadı.
hdp ve pkk son zamanlarda sürekli olarak çözüm sürecinin bittiğini söyleyip durmaya başladılar. buna gerekçe olarak da kobani'deki ışid saldırısının arkasında türkiye'nin bulunduğu iddialarını dile getirdiler.
bu iddialar doğruysa çözüm sürecinin bitirilme kararı doğru olur. ama sanırım iddialarına kendileri de pek inanmıyorlar.
bugün de imc tv'de "sınırı geçen 4 ışid'linin" görüntüleri yayınlandı. trenlerle taşınan tanklar iddiasını dile getirmeleri kısa süre önce olmuştu.
ışid'e karşı savaşmakta zorlanan bir kürd hareketinin çözüm sürecini bitirip burada yeni bir cephe açması mantıksız olur. bence de o kadar mantıksız değiller.
ama politik bir taktik olarak bu söylemi sürdürdüler. şimdi ise başbakanla yapılan ve olumlu bulunan bir görüşme var.
ortada az bilinenli bir denklem var. görünenin arkasında yatan farklı bir olgu var. pyd ve pkk farklı bir tablo sergilemeye özen gösteriyor. samimi olmayan bir propagandif yaklaşımla yol alınamaz. böyle bir politikayla mesafe kat edilemez.
heykel dikmelerle, gecekondu kürdçe okullar açmalarla ve okul yakmalarla başlatılan ve giderek tırmandırılan gerilim politikasının amacını sorgulamak gerekiyor.
öte yandan, "vatanını savunuyor" diye yüceltilen ve her türlü katliamı yok sayılan esad'ın hali hazırda gerçek vatanının şam ve çevresiyle sınırlı olduğu anlaşılıyor. ışid'e karşı tek bir uçak bile kaldırmadı. ama kendi şehirlerini ve halkını yıllardır bombalayıp durdu. ışid'in bölge halklarının başına bela olmasının sorumlularından biri de zalim esad rejimi.
bölgedeki çok bilinmeyenli denklemin bir unsuru da bu rejim. abd'nin "kendi ülkesinin bir kısmındaki" bombardımanından memnun olduğunu açıkladılar. bizim ulusolcu esad severlerin bu konuda bir yorumu olmadı sanırım.
hdp ve pkk son zamanlarda sürekli olarak çözüm sürecinin bittiğini söyleyip durmaya başladılar. buna gerekçe olarak da kobani'deki ışid saldırısının arkasında türkiye'nin bulunduğu iddialarını dile getirdiler.
bu iddialar doğruysa çözüm sürecinin bitirilme kararı doğru olur. ama sanırım iddialarına kendileri de pek inanmıyorlar.
bugün de imc tv'de "sınırı geçen 4 ışid'linin" görüntüleri yayınlandı. trenlerle taşınan tanklar iddiasını dile getirmeleri kısa süre önce olmuştu.
ışid'e karşı savaşmakta zorlanan bir kürd hareketinin çözüm sürecini bitirip burada yeni bir cephe açması mantıksız olur. bence de o kadar mantıksız değiller.
ama politik bir taktik olarak bu söylemi sürdürdüler. şimdi ise başbakanla yapılan ve olumlu bulunan bir görüşme var.
ortada az bilinenli bir denklem var. görünenin arkasında yatan farklı bir olgu var. pyd ve pkk farklı bir tablo sergilemeye özen gösteriyor. samimi olmayan bir propagandif yaklaşımla yol alınamaz. böyle bir politikayla mesafe kat edilemez.
heykel dikmelerle, gecekondu kürdçe okullar açmalarla ve okul yakmalarla başlatılan ve giderek tırmandırılan gerilim politikasının amacını sorgulamak gerekiyor.
öte yandan, "vatanını savunuyor" diye yüceltilen ve her türlü katliamı yok sayılan esad'ın hali hazırda gerçek vatanının şam ve çevresiyle sınırlı olduğu anlaşılıyor. ışid'e karşı tek bir uçak bile kaldırmadı. ama kendi şehirlerini ve halkını yıllardır bombalayıp durdu. ışid'in bölge halklarının başına bela olmasının sorumlularından biri de zalim esad rejimi.
bölgedeki çok bilinmeyenli denklemin bir unsuru da bu rejim. abd'nin "kendi ülkesinin bir kısmındaki" bombardımanından memnun olduğunu açıkladılar. bizim ulusolcu esad severlerin bu konuda bir yorumu olmadı sanırım.
Esad bile "antiemperyalist" olduya artık her değer böyle ayaklar altına alındı. Bu aynen her sakallıya dede denilmesine benziyor. Ne hikmetse bu çok keskin "antiemperyalist" Esad Amerikan bonbardımanına alkış tutuyor ve ülkemizdeki hayranlarıda bu konuda tek kelime etmiyorlar. Demekki anti emperyalistlik bazıları için duruma göre değişiyor ve emperyalist yardıma ses çıkartmıyorlar.
Bu ileti en son Alisan
tarafından 01.10.2014- 20:57 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Hadi yine iyisiniz, buldunuz birbirinizi ve kaldığınız yerden devam ediyorsunuz Suriye ve Irak emperyalizmin saldırganlığı sonucu kan gölüne dönmüş siz yine esat diktatör tekerlemesine takılıp kalmışsınız
Hadi yine iyisiniz, buldunuz birbirinizi ve kaldığınız yerden devam ediyorsunuz Suriye ve Irak emperyalizmin saldırganlığı sonucu kan gölüne dönmüş siz yine esat diktatör tekerlemesine takılıp kalmışsınız
Sen de hala ayni sacmaliklari tekrarliyorsun. Emperyalizme karsi olmak ayri Esad gibi bir dikdatörü savunmak ayri. Bunlari bile biribirinden ayiramayan birisinden Solcu olsa kac yazar Sosyalist olsa kac yazar. Isin gücün tartismayi kisisellestirmek, rotasindan cikartmak,.....
İşid'in oluşmasına esat neden olmuşmuş.Emperyalizmin ırak'ı parçaladığını görmeyenler,suriyeyi parçalamaya çalıştığını görmeyenler,emperyalizmin açtığı alan sonrası ortaya çıkan işid'e esad neden olmuş diyorlar.İşid'in oluşmasının nedeni emperyalizmdir başka bir şey değil.
''Esad bile "antiemperyalist" olduya artık her değer böyle ayaklar altına alındı. Bu aynen her sakallıya dede denilmesine benziyor.''
Esad antiemperyalist olmadığı için suriye bölünmeye çalışıldı,cihatçı,kafa kesen çetelere tırlarla silah yollandı,esad o kadar antiemperyalist değilki o yüzden kimyasal silah yalanı uyduruldu ve bu yalan üzerinden ona karşı bir işgal planı yapıldı.
'' Ne hikmetse bu çok keskin "antiemperyalist" Esad Amerikan bonbardımanına alkış tutuyor ve ülkemizdeki hayranlarıda bu konuda tek kelime etmiyorlar.''
Esad bu operasyon gündeme alındığında bu harekata kesinlikle karşı olduğunu,kabul edilemeyeceğini söyledi.Ama sonuç olarak bir koalisyon kurulup hava harekatına girişilince ses çıkaramadı.Bu da son derece normal,hem suriye tek başına bu ülkelerin hepsine kafa tutamazdı,hemde bu operasyon doğrudan suriyeye karşı bir operasyon değil,emperyalizmin suriyeyi bölmek için kendi yarattığı bir pislik olan işid'i bu sefer kısmi de olsa güçsüzleştirme operasyonuydu.
Bu ileti en son proletersosyalist
tarafından 02.10.2014- 02:40 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Sitemiz Bir Paylasim
Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize
kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu
nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara
aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve
materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden
kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine
yollayabilirsiniz.