Gelenek, STP, SİP çizgisi 2001 yılında TKP adını almasıyla birlikte daha sonra kurulan TKP 1920 partisiyle birlikte TKP adı üzerinde polemikler başlamıştı. Bu polemiklere daha sonra TKP atılım grubu da eklendi ve her üç parti TKP'nin devamı ve mirasçısı olduğunu iddia ettiler. TKP'nin ortadan yarılmasıyla bu üçlüye Komünist Parti ve HTKP de eklendi. İki konuyu tartışmaya açmak istiyorum. Süreç içinde yöneticilerin kapatılmasına karar verdiği ya da devlet tarafından kapatılan partiler ve bu partilerin yayınladıkları dergiler o isimlerle birlikte yeniden kullanılamaz mı? Buna bir engel var mı? İşçi Partisi'nin çıkardığı Aydınlık dergi, Cumhuriyet döneminde TKP'nin yayın organıydı, öyle biliyorum. Cephe'nin yayın organı olan Yürüyüş TİP'in dergisinin adıydı. Böyle çok örnek olduğunu sanıyorum. Mustafa Suphilerin partisi TKP'nin daha sonra Gelenek, STP, SİP çizgisi tarafından kullanıma sokulması yanlış mı, buna hırsızlık denebilir mi? Görüşlerinizi merak ediyorum.
Bencede hiç bir sakıncası yok ve kimseninde başkasına hırsız demeye hakkı yok. Ne parti nede dergi herhangi bir şahsın veya örgütün tapulu malı değildir. Ha şu tesbiti yapabilirsiniz, TKP Mustafa Suphi dönemindekine çok zıt veya Aydınlık dergiside hayata geçtiği döneme göre çok değişti diyebilirsiniz veya daha değişik bşr taüesbitte yapabilirsiniz ve eleştirirsiniz ama asla sadece şu gurup veya sahısın kullanma hakkı var diyemezsiniz.
TKP BTKP sürecinde likidite olmuştur. Uzun zamandır yasala çıkma çabaları ise Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile bir sonuca ulaşamamıştır. SİP'in TKp adını alması ve tarihsel bir ismin yeniden yasallığa kavulturularak siyaset hayatına kazandırılması hafife alınmayacak bir başarıdır.
TKP neden bölündü?
TKP, son süreçte Merkez Komite düzeyinde yaşanan anlaşmazlık sonucu, Komünist Parti ve Halkın Türkiye Komünist Partisi isimleriyle ikiye bölündü. Taraflar kendi pencerelerinden ayrışma sürecini BirGüne değerlendirdi
BERKANT GÜLTEKİN
Türkiye Komünist Partisi, son süreçte partinin en tepe kurulu olan Merkez Komite'de baş gösteren fikir ayrılıkları nedeniyle ikiye bölündü. İki taraf, TKP ismini kullanmama konusunda anlaştı. Daha ziyade örgütlenme tarzı konusunda yaşanan bu anlaşmazlık, yukarıdan aşağıya partinin bütününe sirayet ederek, Komünist Parti ve Halkın Türkiye Komünist Partisi olmak üzere iki ayrı yapı ortaya çıkardı. TKP'nin Merkez Komitesi'ndeki isimlerden Kemal Okuyan, Aydemir Güler ve Yiğit Günay KP'yi kurarken, Metin Çulhaoğlu, Erkan Baş ve Kurtuluş Kılçer ise HTKP'de bir araya geldi.
Tarafların birbirlerine dönük politik ve örgütsel bir dizi eleştirisi mevcut. BirGün olarak, KP'yi temsilen Aydemir Güler'e, HTKP'yi temsilen de Erkan Baş'a yaşanılan ayrışma ile ilgili olarak iki temel soru yönelttik. Güler, karşı tarafı muhalefet olarak tanımlarken, Baş ise HTKP'nin kuruluşunu TKP içindeki devrimci kadroların ileri çıkışı olarak yorumluyor.
***
SORULAR
1- TKPde yaşanan ayrışmanın politik ve örgütsel gerekçeleri nelerdir?
2- Önümüzdeki süreçte programınız nedir ve nasıl hareket etmeyi planlıyorsunuz?
***
AYDEMİR GÜLER
Geçmişimiz başarısız olarak damgalandı
1- Siz hiç bir muhalefet grubunun politik ayrımımız yok dediğini duydunuz mu? TKPde yaşanan krizde muhalefetin bu yaklaşımı, süreç tamamlandıktan, ayrışma gerçekleştikten sonra bile gerekçelerin anlaşılmadan kalmasının anahtarıdır.
Bizce ayrışma gerekçeleri vardır. Muhalif çevre TKPnin yakın geçmişini bir başarısızlık olarak damgalamakta ve bundan her nedense Merkez Komitenin kendileri dışındaki yarısını sorumlu tutmaktadırlar. Muhalif grup iddia ettikleri başarısızlığın nedenleri ve tanımı hakkında somut bir değerlendirmeye sahip değildir. Söylenen TKPnin dar örgüt olma kısıtlarını aşamadığıdır.
Bugün Komünist Parti (KP) olarak yola devam eden bizler aynı tarihsel dönemi politik başarı sayıyoruz. TKP, AKP diktatörlüğünün karşısında solun deniz feneri olmuştur. Haziran Direnişinin en önemli unsurları arasında yer almıştır. Türkiyede ilericiliğin sosyal-demokrasi ve Kürt ulusalcılığının arasında ezilip un ufak olmasına izin vermemiş, sosyalizm kulvarını iğneyle kuyu kazarak inşa etmiştir.
2- Genel olarak söz konusu çevrenin geleneksel ve devrimci bir komünist parti olarak değil, bir toplumsal hareketler perspektifiyle yola devam edeceği anlaşılıyor.
Programımız ve çalışmalarımızda süreklilik esas. TKPnin doğrudan ve dolaylı tüm yayın faaliyetleri, kurumsal çalışmalarının büyük çoğunluğu KP tarafından sürdürülüyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kalan kısa sürede seçimlerin meşruiyetinin sorgulanması ve boykot eksenli bir çalışmayı etkili biçimde hayata geçirmeyi deneyeceğiz. AKP diktatörlüğünün teşhiri ve bu rejimle kan uyuşmazlığı derinleşen emekçi kesimlerin örgütlenmesi önceliğiyle mücadeleyi sürdürüyoruz.
***
ERKAN BAŞ
Siyaset yapma tarzında ayrışma yaşadık
1- Sorunu sadece TKP içi bir tartışma olarak görmek eksik olur. Solda genel olarak hakim olan, mevcutla yetinme eğilimi TKPnin devrimci kadroları tarafından kabul edilmemiştir.
Bir devrimci öznenin, ülke nüfusunun beşte birinin, sosyalizme kapalı olmayan slogan ve taleplerle sokağa çıktığı bir halk hareketi karşısında yapacağı ilk şey o harekete müdahalede bulunmaya çalışmaktır. Direniş'e müdahale için dile getirilen görüşlerin, "barikatçı", "devrimci demokrat", "eylemci", "birlikçi" olarak yaftalanmaya başlanması ise ayrışmanın ilk işareti olarak görülebilir.
Bu davranış nasıl bir siyaset tarzı, nasıl bir örgüt, nasıl bir öncülük ve nihayet nasıl bir Leninizm soruları ile ilişkilidir.
Kuruluşumuzu TKP örgütlerinde çalışan, özellikle işçi sınıfı, gençlik ve kadın çalışmaları içerisinde sorumluluk üstlenen ve Haziran sonrası Türkiye tablosunu görmezden gelen yaklaşımı kabul etmeyen devrimci bir kadro topluluğunun ileri çıkışı olarak tanımlayabiliriz.
2- Halkın Türkiye Komünist Partisi bu kapsamda öncelikli olarak,
»İşçi sınıfının siyaset sahnesinde olması gereken yeri alması,
»AKP eliyle inşa edilen gerici İkinci Cumhuriyet rejimiyle ortaya çıkan gerici ideolojik, siyasi, kültürel saldırıların püskürtülmesi,
»Ülkemiz devrimci hareketinin tarihsel bir değeri olan ve AKP iktidarının teslim almayı başaramadığı gençlik birikiminin...
»AKP iktidara tarafından her geçen gün daha fazla baskı altına alınan kadın dinamiğinin sosyalist bir hatta örgütlenmesi,
»Kürt yoksullarının uzun yıllara dayanan haklı mücadelesi ile sosyalist mücadele arasındaki mesafenin kapanması,
»Alevi emekçilerinin eşit yurttaşlık talebiyle sürdürdükleri kavganın gericiliğin kökünün tamamen kazıyacak bir siyasi hat ile buluşturulması,başta olmak üzere birçok alanda sosyalist devrim mücadelesini halkımızın direniş hattı ile birleştirecektir.
http://www.birgun.net/news/view/tkp-neden-bolundu/2791
HTKP cevresinin gecmisteki siyasi yanlislari daha dogru tahlil ettigi görülüyor. KP ise hic bir sey olmamis gibi, hic eksik ve hatalari olmamis gibi nir görünüm sergiliyor.